Nasihat Bilgiler, Bilgiler, Bilgi Yüklü Eşekler
Nasihat Bilgiler, Bilgiler, Bilgi Yüklü Eşekler
Ey davetçi gençler, O kadar çok bilgiler, hem de dosdoğru bilgiler paylaşıyorsunuz ki, görenler okuyanlar hafızanıza hayran kalır.
Peki, bir davetçi olarak “asli işimiz” bu mu?
“Bu..” sanıyorsanız çok çok yanılıyorsunuz ve davetçi olmanın “ne demek olduğunu” hiç mi hiç anlamadığınız ortaya çıkıyor.
Bir şey daha ortaya çıkıyor:
Kur’an ile onu omuzlayan, bizlere kadar ulaştıran elçi Hz. Muhammed (sas) ve yol arkadaşı, dava arkadaşı Ashabının “Mücadele metodunu” da anlamadığımız ortaya çıkıyor..
Sırf Allah rızası için bir kere daha hatırlatıyorum canım kardeşlerim:
• İslam akidesi siyasi bir akidedir.
• Kur’an-ı Kerim siyasi bir kitaptır.
• Rasulullah (sas) siyasi bir şahsiyettir.
• Ashabım dediği kitle siyasi bir partidir.
• Hedefi, siyasi bir hedef yani Devlettir.
• Mücadeleleri, siyasi bir mücadeledir.
• Rızkı; dünyada izzet ahirette cennettir.
Artık bol bol “sadece” bilgi paylaşmaya son.. Çünkü bilgi; amaç değil araçtır.
Amacımız; Sırf Allah rızası için; “yeryüzünde fitne kalkıncaya ve din Allah’ın oluncaya kadar..” ayeti mucibince önce Rasulullah (sas) ve Ashabı gibi “Doğru bir siyasi metot ile doğru bir siyasi mücadele vererek” arz üzerinde “bir noktada” önce “siyasi bir varlık” olarak İslam Devleti‘ni kurmak, bu devletin tüm imkanları ile yeryüzünden tüm fitne ve fesatlara aracı ve vesile olan cahiliye düzenlerini temizlemektir.
Şanlı tarihimiz bunun yüzlerce örneği ile doludur.
Demek ki neymiş?
Artık sadece bilgi paylaşmak yok..
Peki, ne var? Rasulullah (sas) efendimiz ve güzide Ashabı gibi “siyasi bir amel” işlemek var.
O nedir? “Bilgi + Vakıa + Bunları Harmanlayıp” insanlara arz etmedir.
Örnek verelim:
BİLGİ:
“Allah’ın indirdikleri ile hükmetmeyenler..” yada “Onlar arasında Allah’ın indirdikleri ile hükmet..” ayetleri var.
VAKIA:
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es Sisi bu ayetlere tamamen zıt hükümleri tatbik ediyor ve katil ABD ile kanka.
HARMANLAMA:
Ey Mısır halkı, ey Müslümanlar sizi yönetmenler Allah’ın indirdikleri ile hükmetmeyen, Kur’an ve Sünnete tamamen zıt kanunları size uygulayan bir zalimdir, bir zorbadır. Bu nedenle “Anın vacibi” olarak hep birlikte yapmamız gereken şey, bu zalimden bir an önce kurtulup, en az Hz. Ömer gibi Allah’ın indirdikleri ile hükmeden “Adil” bir Devlet ve devlet adamlarına yani İslam Devleti’ne sahip olmak, onu getirmek için siyasi mücadele vermek mecburiyetindeyiz.. Bu hepimize Rabbimiz tarafından farz kılındı. Bu farz; farzların tacı mesabesinde bir farzdır..
İşte “harmanlayıp arz etme” budur ey davetçi gençler. Umarım ki inşaAllah konunun özü anlaşıldı.
Aksi halde bakın; birçok “doğru bilgiye” sahip olup, onun gereğini Rasulullah (sas) ve Ashabı gibi birebir “yerine getirmeyenleri” anlatmak için Rabbimiz bizi neye benzetiyor:
Kur’an da şu ayet var: “حِمَارٍ يَحْمِلُ أَسْفَارًا”(himârin yahmilu esfârâ). Bu ayetin sure içindeki haline bir bakalım:
مَثَلُ الَّذ۪ينَ حُمِّلُوا التَّوْرٰيةَ ثُمَّ لَمْ يَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ الْحِمَارِ يَحْمِلُ اَسْفَاراًۜ
“Tevrat’ın hükümlerini uygulamakla yükümlü tutulan, fakat bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlerin hâli, ciltlerle kitap taşıyan Eşeğe benzer. .” (Cuma suresi 5)
Sırtında koca koca “bilgi yüklü kitaplar” taşıdığı halde “onların sadece maddî ağırlığı altında ezilen” ama “kendisiyle onların içerikleri arasında hiç bir bağ kurma yeteneğine sahip olmayan” bu Eşek benzetmesi; “müşahhas bir misal, mükemmel bir örnek” olduğu için kuşkusuz sadece Tevrat’la yükümlü tutulanlara değil, “benzer herhangi bir tutumu benimseyen bütün ilâhî din mensuplarına” da Rabbimizin yöneltilmiş olduğu bir eleştiri ve bir uyarıdır ey Davetçi gençler..
Ey Rabbim.. Sen ayetinde;
“Bununla beraber sen yine de gerçekleri hatırlatıp öğüt verip hatırlatmaya devam et. Çünkü hatırlatma, müminlere fayda verir.” (Zariyat suresi 55)
Dediğin için ve farz kıldığın için ben de bu vesileyle kardeşlerime bir kere daha hatırlattım ve “son nefesime kadar” da hatırlamaya devam edeceğim ya Rab..
Çünkü; sevap kazanmaya çok çok çok ihtiyacım var.. Çünkü kardeşlerimi sırf Senin rızası için çok çok seviyorum Allah’ ım.
Ey güzel insanlar ve ey Davetçi gençler
Sizler elhamdulillah benim “Annemin doğurmadığı kardeşlerim” siniz. Unutmayalım ki;
Bir gün ecel/süre bitecek, ölüm gelecek ve ayrılacağız dostlar.. Şu boş kubbede hoş bir sadâ bırakanlara selam olsun..
Es selamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu
Bekir Yetginbal
Tags: