HİCRET; Manası Kasten Tahrip Edilen Bir Kavramdır

Hicret; Manası Kasten Tahrip Edilen Bir Bavramdır

Her ne kadar sözlük manası itibariyle Hicret, “bir yerden başka bir yere göç etmek, yolculuk yapmak” ise de, Resulullah (sas) Mekke şehrinden Medine şehrine yaptığı, 8 gün süren 450 km. lik bu yolculuğa, “her hangi bir göç” olarak bakmamak gerek.

İnsanlar çok değişik amaçlar için göç edebilirler.

Kimisi ticari amaçla, kimisi ilim amacıyla, kimisi de turistik seyahat amacıyla yollara dökülür.

Mesela Resulullah (sas) efendimiz 2 defa, Mekke’den yaklaşık 2.200 km. uzak mesafede bulunan Şam şehrine ticari amaçla seyahat etmişlerdir.

İslam tarihinde bir dönüm noktası olan Hicret yani Mekke’den Medine’ye yapılan göç ise, tamamen “Siyasi bir göçtür, siyasi bir yolculuktur.” Yani işin hakikati budur.

Peki şanlı Resulün (sas) bu göçteki “Siyasi amacı” ne idi?
[Devamını Oku]

Mısır İçin Model Ülke, Türkiye Olmamalı

Mısır İçin Model Ülke, Türkiye Olmamalı

Artık bu topraklarda da hayata ve olaylara İslam’i bir perspektiften, yani Allah’ın(cc) Kitabı’nı ve Resul’ünün(sas) Sünneti’ni bakış açısının esası edinerek bakmaya başlayan insanların çoğalması gerçekten beni çok sevindiriyor ve Rabbime hamd ediyorum.

Nihayet nice düşünen, akleden samimi Müslümanlar, İslam’a tamamen zıt birçok düşünce ve fikri, artık Kur’an ve Sünnet filtrelerinden geçirerek ayırt etmeye başladılar.

İşte aşağıda alıntı yaptığım makalesinde yazar Mehmed Durmuş kardeşimiz, farklı bir yaklaşımla adeta bir “Demokrasi İrdelemesi” yapmakta ve Türkiye asla, Mısır için, İslam’i sosyal hayat sisteminin yeniden inşası konusunda  “Model ülke olmamalı” demekte.
[Devamını Oku]

Mısır Halkına Kanlı Demokrasi Eğitimi

Mısır Halkına Kanlı Demokrasi Eğitimi

Ey Mısır’ lı Müslüman kardeşlerim, biraz olsun akleden ihsas sahipleri.

Sizlerin bugün binlerce can vererek yaşamakta olduklarınızı, daha yakın tarihte, Türkiye’ li Müslümanlar olarak bizlerde çok yaşamıştık. O yıllarda, hapishanelerde yer kalmamış, infaz edildikten sonra yargılananlar ve yargısız infaz edilen insanlar olmuştu.

Bizden de, başta alimlerimiz olmak üzere, onbinlerce, belki de yüzbinlerce can gitti.

Bu gün bir İslam coğrafyası olan Mısır’da, şu içinde bulunduğumuz 2013 Temmuz ayında başlayan ve Eylül ayında da devam etmekte olan kitlesel eylemleri değerlendirirken, Mısır’ın mazi’si ile ati’si arasında bir alaka kurmadan değerlendirme yapmak yanlış olur.
[Devamını Oku]

Ölmeden Önce, Öldükten Sonra

Ölmeden Önce, Öldükten Sonra

Ey Müslüman, ölümle kapanan amel defterini, daha dünyada iken senden güzel hiç kimse dolduramaz unutma.

O halde nefsimize de gelmesi çok çok yakın, kim bilir belki de yarından da yakın olan ölüm ve onun meleği Azrail(as) “Haydi sıradaki..” demeden önce, Allah(cc)’ın razı olacağı bir kul olarak yaşamanın yollarına düşelim inşaAllah.

Yoksa vay halimize vay.
[Devamını Oku]

Mısır.. Katil Sisi, hani Demokrasi?

Mısır.. Katil Sisi, hani Demokrasi?

Son bir aydır, İslam Ümmeti’ nin ayrılmaz bir parçası olan Mısır’da yaşananlar, biraz olsun aklını kullanan insanlara aslında çok şeyler öğretti.

Her şeyden önce insanlar “Bayram değil seyran değil, Sisi neden darbe yaptı?” diye kendi kendilerine bir soru soruyor ama cevabını bir türlü bulamıyorlar.

Çünkü halklar genel olarak olayları yüzeysel okur ve yüzeysel değerlendirirler.
[Devamını Oku]

Damat ve Gelin Adayları, Bu Yazıyı Mutlaka Okuyun

Damat ve Gelin Adayları, Bu Yazıyı Mutlaka Okuyun

Evlenmek, kız yada erkek için “farz” değil ama “sünnet” tir. Hem de bir çok derde derman olan bir mükemmel bir ilaçtır.

Ama içinde yaşamakta olduğumuz şu İslam’ın sosyal, siyasal bir hayat nizamı olarak tatbik edilmediği “Cahiliye toplumu” nda evlilik, adeta “Farz kere farz” olmakta.

Neden mi?

Ciğeri kapı önündeki sandalyeye koyan kasap kediye hiç mi hiç kızmasın. Aklıyla değil, içgüdüsüyle hareket eden kedinin ciğere saldırması ve onu kaçırması kaçınılmazdır.

Adeta hayvanlaşan yani aklı ve İslami fikriyle değil, cinsel içgüdüleriyle hareket eden kuş beyinli erkekler ve kadınlar da, “vahşi kedigiller” gibi davranacak, “helal ve haram” hiç umurlarında olmayacak ve “harama uçkur çözmek” söz konusu olacaktır.
[Devamını Oku]

Çeyrek Tesettür ya da Başörtülü Çıplaklar

Çeyrek tesettür, gerçek tesettüre karşı, ya da Başörtülü Çıplaklar..

Yazan Ahmed Kalkan

Makyajın rengine uygun bir başörtüsü ya da başörtüsüne uygun renk ve biçimde bir kıyafet; “başörtüsü modası” denilen yeni bir moda türedi bu günlerde..

Her dışarıya çıkmadan önce ütüden geçirilen, ayna karşısında yarım saat uğraşılarak takılan, kendisine verilen para ile Afrika'da bir kadının hayat boyu kendini tümüyle örtecek giysi alabileceği bir aksesuar oldu adeta başörtüsü.
[Devamını Oku]

Avrupa’ nın Yeni Darbe Hamlesi, Taksim Kıvılcımı

Avrupa’nın Yeni Darbe Hamlesi, Taksim Kıvılcımı

“İstanbul elbet bir gün fethedilecektir” müjdesiyle, Resulullah(sas) efendimizin, adını ağzına aldığı ve mücahitleri bu şehri fethetmeye teşvik ettiği şüheda diyarı İstanbul..

Hikmetini bilemediğimiz, ama Rabbimizin, ecelini bu topraklarda tamamlamasını takdir ettiği mübarek sahabeyi, Ebu Eyyub el Ensari (ra)’yi bağrında misafir eden güzel beldemiz İstanbul..

“İstanbul, rüyalarımın şehri, hayranlık duyduğum, aşık olduğum bir şehir..” demişti Adapazarı’nda yaşayan ve yeni tanıştığım bir genç kardeşimiz.

Ama gel gör ki bu gün, içinde bulunduğumuz şu 2013 Haziran ayında, Taksim Gezi parkı bahanesiyle başlatılan eylemlerle, bu güzel şehir üzerinde kara bulutlar dolaştırılmakta. 28 Mayısta fitili ateşlenen ve çeşitli provokasyonlarla hızı arttırılmak istenen bu olayların gerçeği nedir ve perde arkasında kimler var?
[Devamını Oku]

İstanbul’ un Fethi ve İtalya’ nın Başkenti Roma

İstanbul' un Fethi ve İtalya' nın Başkenti Roma

Şanlı İslam tarihimizin çok önemli kilometre taşlarından biri olan “İstanbul’un Fethi” Rabbimizin lütfu ile  29.Mayıs.1453 tarihinde gerçekleşmişti. Bu fethin ne getirdiğini ve tarih sahnesinden neleri götürdüğünü, az çok hepimizin malumudur.

İstanbul bu Fetih öncesinde de defalarca muhasara edilmiş fakat bir türlü fethedilememişti.

Peki, İslam Ümmetini, onun kahraman askerlerini ve ordularını ta Mekke’den, Medine’den, Kahire’den, Şam ve Bağdat’tan kısacası İslam diyarının dört bir tarafından “İstanbul’u Fethetmeye yönlendiren, motive eden, Tahrik ve teşvik eden itici güç” yada Arapça ifadesi ile bu ”SAİK” ne idi acaba..?


[Devamını Oku]

Çakma Devlet İsrail Niçin Özür Diledi ?

Çakma Devlet İsrail Niçin Özür Diledi ?

İslam Ümmeti ile tüm insanlığın başına bela edilen bu “ithal ve çakma devlet İsrail” Mavi Marmara gemisinde katliam yaptığı 31.Mayıs-01.Haziran.2010 tarihinden 34 ay sonra ve özellikle Suriye’de patlak veren olaylardan 24 ay sonra, neden “ani bir kararla” özür diledi?
[Devamını Oku]