Asimilasyon ve Yetim Ümmetin Has Evladı Kürtler

Asimilasyon ve Yetim Ümmetin Has Evladı Kürtler

İslam Ümmeti, devlet baba dedikleri Osmanlı İslam Devleti’ni kaybedip yetim kaldıktan sonra, yedi düvelin şamar oğlanı oldu.

Şamar oğlanı olmakla kalmadı, fiili işgal, tecavüz ve katliamlara da uğradı.

Allah’ın, Resulünün ve İslam Ümmeti’nin düşmanı emperyalist pis kâfirler, bu güzel Ümmeti kırk parçaya böldüler. Her bir parçasına da kendi kokuşmuş düzenlerini hâkim kıldılar.
[Devamını Oku]

Beşir Eryarsoy İle İslami Devlet Üzerine bir Röportaj

Beşir Eryarsoy İle İslami Devlet Üzerine bir Röportaj 

M.Beşir Eryarsoy: İslam ve Devlet, birbirleriyle et ve tırnak misalidir.. 

Röportaj yapan: İlhami Pınar

Arapçadan birçok kitabı Türkçeye tercüme eden, bu konuda Türkiye’li Müslümanların ufuklarını açan, İstanbul Fatih’teki, Medeniyet Vakfı Genel Merkezi’nde halen ilmi çalışmalarını sürdürmekte olan, Yazar M. Beşir Eryarsoy hocayla “İslam Devlet Yapısı” kitabı çerçevesinde, İslami Devlet üzerine konuştuk.

Öncelikle hocam şu sorudan başlamak istiyorum, İslam’da Devlet nedir?

Kur’an’da, Devletin şer’i delili, Kur’an’ın tamamıdır.
[Devamını Oku]

İdam Değil, İslam Nizamını Uygulayacak Bir İslam Devleti İstiyoruz

İdam değil, İslam Nizamı istiyoruz

Yazan Musa Bayoğlu

Türkiye ve Dünya gündeminde yaşanan her yeni olay, bize İslam Nizamına olan ihtiyacı tekrar tekrar hatırlatıyor.

İnsanların feryatları arşı alayı inletirken, çözüm adına yöneticiler, akademisyenler, sosyologlar, toplum bilimciler hiç bir derde derman olmayan açıklamalarda bulunuyorlar.

Kars’ta cep telefonu satışı yapan babasına yemek götürmek üzere evinden çıkan 9 yaşındaki Mert Aydın, bir çöplükte tecavüze uğramış ve öldürülmüş olarak bulunuyor.

Kars halkı ayakta, Türkiye şokta…
[Devamını Oku]

Kur’an-ı Kerim’e Küs Müslümanlar

Kur’an-ı Kerim’e Küs Müslümanlar

Alemlerin Rabbi olan Allah (cc), Ona ve Resulü’ne (sas) iman etmemiz ve İslam’ı bir hayat sistemi olarak kabul etmemizle birlikte, bize bir çok mesuliyetler de yüklemiştir.

Bu mesuliyetler, sadece nefsimizle ya da ailemizle ilgili şeyler değildir.

Bunların çerçevesini ve çapını da Allah-u Teala belirlemiş, akrabalarımız, komşu ve arkadaşlarımızla ilgili sınırlarını da yine bize yüce Rabbimiz bildirmiştir.

Hatta bu mesuliyetler, Müslim ya da Gayri Müslim tüm insanları içine alacak bir büyüklüğe, bir çapa ulaşmıştır. Ona sonsuz defa hamdu senalar olsun.
[Devamını Oku]

Mevla Allah’ın Kendisidir, Mevlana Allah’tır

Mevla Allah’ın Kendisidir, Mevlana Allah’tır

Yazan Murat KOÇAK   

Bu Cuma, camilerdeki hutbe konusu Celalettin Rumi idi.

Nam-ı diğer Mevlana(!). Ben bu konuyla ilgili görüşlerimi çeşitli platformlarda defalarca dile getirdim, getirmekten de bıkmayacağım.

Mevlana, Arapça Mevla’mız demektir ve Bakara Suresi’nin son(286.)ayetinde “ente Mevlana” (Sen bizim Mevlamızsın) kelimesi geçer.

Başka ayetlerde “Hayır, sizin Mevla’nız yalnızca Allah’tır!”(Al-i İmran suresi 150) diye buyurur Rabbimiz.

Mevla; Allah’ın kendisidir, Mevlana Allah’tır. Hal böyleyken, bir kula bu ismi vermek, bu isimle hitap etmek çok tehlikeli diye düşünüyorum.
[Devamını Oku]

Çeyrek Tesettürlü Bayanlar

Çeyrek Tesettürlü Bayanlar

İnsanı, hayatı ve tüm kâinatı yaratan Allah(cc), bunları kendi haline bırakmamış, belli bir nizama tabi kılmıştır. Görüyorsunuz, hayatın başlangıcı ve bitimi yani ecel onun elindedir.

Kainat da onun çizdiği yörüngede seyri seferine aynen devam etmekte gördüğünüz gibi.

İnsanoğluna gelince, insan kendisine verilen irade ile, tüm sosyal hayatında, ibadetlerinde, yemesinde içmesinde, kılık kıyafetinde, “seçme” hakkına sahip olmuş, onu da yaratan Rabbimiz, “benim çerçevesini çizdiğim ve razı olacağım şekilde yaşa” demiş.

İşte tesettür, kadın olsun erkek olsun her Müslümanın harfiyen uymak zorunda olduğu Allah(cc)’ın emirlerinden bir emirdir. İtaat edenlerden razı olduğu, hayati bir emridir.
[Devamını Oku]

VELAYET: Müslüman Velayetini Kime Vermez?

Müslüman Kimi İdareci Seçmez, Velayetini Kime Vermez?

İslam Hukuku’nda, “Velayet” kavramı şu şekilde tanımlanmıştır:

Bir çocuk ya da akıl hastası gibi, “kendi işini kendi yapma ehliyet yetersizliği içindeki her hangi bir insanın”, şahsi işlerini gözetip yürütme konusunda, Reşid bir kişinin, “bu kişinin yerini tutması, bu kişiyi temsil etmesi işine” Velayet, temsil eden Reşid kişiye de Veli denir.

Aşağıda okuyacağınız, yazar Faruk Köse kardeşimizin makalesindeki “Velayet ya da velayet verme” kavramları ise, işin hukuki boyutu” dışında, kendince “stratejik bir boyutunu” farklı bir ele almadır.
[Devamını Oku]

Çocuklarımız Kime Emanet ?

Çocuklarımız Kime Emanet ?

Yazan Hamza Karahan 

Yüce Allah(cc), insanoğlunu en güzel şekilde yaratmıştır ve bu değerli varlığı eğitim ve öğretime meyilli kılmıştır. Eğitim vasıtası olarak da Kalem’i yaratmıştır.

Pedagoglar insanın eğitime başlama döneminin, henüz dünyaya gelmeden, anne karnında başladığını söylerler. Ki bu bir bakıma doğru, ancak eksik bir bilgidir.
[Devamını Oku]

Kimi Seçeceğiz ?

Kimi Seçeceğiz?

Yazan Faruk Köse  30.Mart.2014

Bugün seçim günü. Milyonlarca kişi sandık başına gidip oy verecek.

Kendilerinin “görüş”ü alınmadan, “kanaat”i sorulmadan, “daha iyisi var mı”ya bakılmadan,“liyakat”tan ziyade “lidere sadakat” kriterine göre küçük bir “elit grup” tarafından “seçilmiş adaylar” arasından “tercih” yaparak, kendilerini yönetecek kişiyi seçtiklerine inanacak.

Çünkü “Demokratik mekanizma”da önemli olan, insanların gerçekten “seçebiliyor olma”sı değildir; Stalin’in dediği gibi, “insanların seçimlerin yapılmış olduğunu bilmesi yeterlidir.”
[Devamını Oku]

Hangi Seçim ?

Hangi Seçim ?

Yazan Hamza Er    27.Mart.2014

İnsan doğduğu yeri, ırkını, cinsiyetini, ana ve babasını seçebilme durumunda değildir. Bu seçilemeyen vasıflar ne övünme ne de yerilme gerekçesi olabilir.

Ayrıca, seçme durumunda olmadığımız bu özelliklerden dolayı herhangi bir mükâfat veya ceza da söz konusu değildir.

Seçilemeyen bu özelikler, Allah(c.)’ın takdiri gereği belirlenmiştir. İrade beyanında bulunmadığımız ve bulunamayacağımız konularda üstünlük tavırları takınmanın hiçbir gerçekliği yoktur.
[Devamını Oku]