Archive for the Category Türkiye Gündemi

 
 

Laik Devlette İktidar Olmak Doğru mudur?

Laik Devlette İktidar Olmak Doğru mudur?

Türkiye’yi ziyarete gelen Filistin asıllı düşünür Dr. İyad Kunaybi, bir konuşmasında, AKP modeli üzerinden “laik devletlerde yönetime katılma” tercihini değerlendiriyor. İşte bu konuşma metnin tercümesi aşağıda:

Esselamu aleykum ve rahmetullah.

Türk Modeli ve Erdoğan tecrübesi… Bu tecrübe, “Müslümanların, pozitif hukuka dayalı sistemlerde siyasete katılması”nın doğru olduğunu gösteren başarılı bir tecrübe midir?

Kardeşlerim, bu konuşma; Erdoğan’ı seviyor muyum yoksa ondan nefret mi ediyorum diye görmek isteyen duygusal kişilere yönelik değil.

Bu sadece, “Ümmetin durumunu ıslah etmek isteyen bazı kimselerin, örnek aldığı, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin metodunu tartışmak” içindir.
Den ganzen Beitrag lesen…

Başörtülü Bayan Vekiller, Gelin İstifa Edin

Başörtülü Bayan Vekiller, Gelin İstifa Edin

31 Ekim 2013 tarihi, bu toplumun 90 yıllık Cumhuriyet tarihi içinde, birilerine göre sanki “Tarihi dönemeç ya da bir Kırılma noktası adeta bir dönüm noktası” oldu.

Peki ne oldu da bu güne adeta bir “tarihi gün, hatta bir milat” olarak itibar edildi?

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’ inde görev yapmakta olan ve bu sene Hacca gidip gelen kadın Milletvekillerinden, Konya, Mardin, Kahramanmaraş ve Denizli Milletvekili 4 bayan vekil, “bu tarihten itibaren başlarını örterek Meclis oturumlarına katılmaya” karar vermişler.

Malumunuz buna benzer bir sevinç çığlıkları, “Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan bayan personelin kılık ve kıyafetine dair yönetmelik’ te değişiklik” yapılıp 2013 Ekim ayının ikinci haftası içinde Resmi Gazete’ de yayımlanıp yürürlüğe girdiğinde de gösterilmişti.

Ben ise, onların hayrını isteyen ve yaşça kendilerinden çok büyük bir abileri olarak, başını örten bu bayan vekillere diyorum ki;

“Bu sevinç çığlıkları atan, bu günü milat sayanlara aldırmadan, gelin şu Milletvekilliğinden istifa edin..”

“Peki neden istifa edelim Bekir abi ?” sorunuzun cevabını vermeden önce, sizlere bir hatırlatmada bulunmak istiyorum.
Den ganzen Beitrag lesen…

Başı Örtülü Bayan Vekiller

Başı Örtülü Bayan Vekiller

Başörtüsü ile alakalı olarak, onlarca yıldır Türkiye’de birçok şeyler olup bitmektedir. Bu konuda da, yapılan “zulüm ve işkencelerin” haddi hesabı yoktur.

Bunun acısını bil fiil yaşayan bacılarımızın yanında, “kalbinin derinliklerinde bu acıyı hisseden, dile getiren, çare arayan” onbinlerce insanımız da vardır.

Kimi vaazlarıyla, kimisi kitaplar neşrederek, ilim ehli ve yazar Ahmed Kalkan hocamız da, tesettürle ilgili birçok makalesinde olduğu gibi, yine alıntısını yaptığımız aşağıdaki makalesinde de “Hacı vekillerin başörtüsü” ile ilgili duygu ve düşüncelerini dile getirdi.
Den ganzen Beitrag lesen…

Türkiye’de Devletin İslam’ı Laikleştirmesi-1

Türkiye’de Devletin İslam’ı Laikleştirmesi-1

Daha çok değil, bundan 50-60 yıl öncesinde kadınlarımız ve genç kızlarımız, İslam’ın bir şiarı olarak tesettürsüz sokağa bile adım atmazlardı.

Ama şu 2013 Türkiye’sinde adeta her yerde çıplaklık gırla gidiyor. Her sezon tıklım tıklım dolu olan plajları bir kenara bırakalım, sokaklarımızın hali bile içler acısı.

Peki halkı Müslüman olan bir toplum 50-60 yıl gibi bir sürede, böylesi “Laik/dinin hayata karıştırılmadığı” bir toplum haline nasıl geldi ya da getirildi?
Den ganzen Beitrag lesen…

Türkiye’de Devletin İslam’ı Laikleştirmesi-2

Türkiye’de Devletin İslam’ı Laikleştirmesi-2

Daha çok değil, bundan 50-60 yıl öncesinde kadınlarımız ve genç kızlarımız, İslam’ın bir şiarı olarak tesettürsüz sokağa bile adım atmazlardı.

Ama şu 2013 Türkiye’sinde adeta her yerde çıplaklık gırla gidiyor. Her sezon tıklım tıklım dolu olan plajları bir kenara bırakalım, sokaklarımızın hali bile içler acısı.

Peki halkı Müslüman olan bir toplum 50-60 yıl gibi bir sürede, böylesi “Laik/dinin hayata karıştırılmadığı” bir toplum haline nasıl geldi ya da getirildi?

İşte aşağıya alıntısını yaptığımız makalesinde, yazar Bünyamin Zeran kardeşimiz, bu sorumuza adeta cevap veriyor ve Devlet gücünün, toplumumuzu Laikleştirmede nasıl bir etkin araç olarak kullanıldığını bize izah ediyor.

İki bölüm halinde kaleme aldığı makalesinin, ikinci bölümü aşağıda. Birinci bölümü de yine sitemizde mevcut. Anlam bütünlüğünü yakalamak için, önce Birinci bölümü, sonrasında İkinci Bölümü okuyun deriz.
Den ganzen Beitrag lesen…

Mısır İçin Model Ülke, Türkiye Olmamalı

Mısır İçin Model Ülke, Türkiye Olmamalı

Artık bu topraklarda da hayata ve olaylara İslam’i bir perspektiften, yani Allah’ın(cc) Kitabı’nı ve Resul’ünün(sas) Sünneti’ni bakış açısının esası edinerek bakmaya başlayan insanların çoğalması gerçekten beni çok sevindiriyor ve Rabbime hamd ediyorum.

Nihayet nice düşünen, akleden samimi Müslümanlar, İslam’a tamamen zıt birçok düşünce ve fikri, artık Kur’an ve Sünnet filtrelerinden geçirerek ayırt etmeye başladılar.

İşte aşağıda alıntı yaptığım makalesinde yazar Mehmed Durmuş kardeşimiz, farklı bir yaklaşımla adeta bir “Demokrasi İrdelemesi” yapmakta ve Türkiye asla, Mısır için, İslam’i sosyal hayat sisteminin yeniden inşası konusunda  “Model ülke olmamalı” demekte.
Den ganzen Beitrag lesen…

Mısır Halkına Kanlı Demokrasi Eğitimi

Mısır Halkına Kanlı Demokrasi Eğitimi

Ey Mısır’ lı Müslüman kardeşlerim, biraz olsun akleden ihsas sahipleri.

Sizlerin bugün binlerce can vererek yaşamakta olduklarınızı, daha yakın tarihte, Türkiye’ li Müslümanlar olarak bizlerde çok yaşamıştık. O yıllarda, hapishanelerde yer kalmamış, infaz edildikten sonra yargılananlar ve yargısız infaz edilen insanlar olmuştu.

Bizden de, başta alimlerimiz olmak üzere, onbinlerce, belki de yüzbinlerce can gitti.

Bu gün bir İslam coğrafyası olan Mısır’da, şu içinde bulunduğumuz 2013 Temmuz ayında başlayan ve Eylül ayında da devam etmekte olan kitlesel eylemleri değerlendirirken, Mısır’ın mazi’si ile ati’si arasında bir alaka kurmadan değerlendirme yapmak yanlış olur.
Den ganzen Beitrag lesen…

Avrupa’ nın Yeni Darbe Hamlesi, Taksim Kıvılcımı

Avrupa’nın Yeni Darbe Hamlesi, Taksim Kıvılcımı

“İstanbul elbet bir gün fethedilecektir” müjdesiyle, Resulullah(sas) efendimizin, adını ağzına aldığı ve mücahitleri bu şehri fethetmeye teşvik ettiği şüheda diyarı İstanbul..

Hikmetini bilemediğimiz, ama Rabbimizin, ecelini bu topraklarda tamamlamasını takdir ettiği mübarek sahabeyi, Ebu Eyyub el Ensari (ra)’yi bağrında misafir eden güzel beldemiz İstanbul..

“İstanbul, rüyalarımın şehri, hayranlık duyduğum, aşık olduğum bir şehir..” demişti Adapazarı’nda yaşayan ve yeni tanıştığım bir genç kardeşimiz.

Ama gel gör ki bu gün, içinde bulunduğumuz şu 2013 Haziran ayında, Taksim Gezi parkı bahanesiyle başlatılan eylemlerle, bu güzel şehir üzerinde kara bulutlar dolaştırılmakta. 28 Mayısta fitili ateşlenen ve çeşitli provokasyonlarla hızı arttırılmak istenen bu olayların gerçeği nedir ve perde arkasında kimler var?
Den ganzen Beitrag lesen…

İstanbul’ un Fethi ve İtalya’ nın Başkenti Roma

İstanbul' un Fethi ve İtalya' nın Başkenti Roma

Şanlı İslam tarihimizin çok önemli kilometre taşlarından biri olan “İstanbul’un Fethi” Rabbimizin lütfu ile  29.Mayıs.1453 tarihinde gerçekleşmişti. Bu fethin ne getirdiğini ve tarih sahnesinden neleri götürdüğünü, az çok hepimizin malumudur.

İstanbul bu Fetih öncesinde de defalarca muhasara edilmiş fakat bir türlü fethedilememişti.

Peki, İslam Ümmetini, onun kahraman askerlerini ve ordularını ta Mekke’den, Medine’den, Kahire’den, Şam ve Bağdat’tan kısacası İslam diyarının dört bir tarafından “İstanbul’u Fethetmeye yönlendiren, motive eden, Tahrik ve teşvik eden itici güç” yada Arapça ifadesi ile bu ”SAİK” ne idi acaba..?


Den ganzen Beitrag lesen…

Çakma Devlet İsrail Niçin Özür Diledi ?

Çakma Devlet İsrail Niçin Özür Diledi ?

İslam Ümmeti ile tüm insanlığın başına bela edilen bu “ithal ve çakma devlet İsrail” Mavi Marmara gemisinde katliam yaptığı 31.Mayıs-01.Haziran.2010 tarihinden 34 ay sonra ve özellikle Suriye’de patlak veren olaylardan 24 ay sonra, neden “ani bir kararla” özür diledi?
Den ganzen Beitrag lesen…