Borsa Türkiye Diyanet Vakfı’ da Meğer Borsacı İmiş Yeni Öğrendik
Borsa Türkiye Diyanet Vakfı’ da (TDV) Meğer Borsacı İmiş Yeni Öğrendik
BİR HABER:
Türkiye Diyanet Vakfı Genel Merkezi’nin milyarlarca liralık “para piyasası fonu yatırımı” ortaya çıktı.
Vakfın Çalık Holding’e ait Aktifbank’ın para piyasası fonunun büyük yatırımcılarından birisi olduğu Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP)’nun açıkladığı verilerle anlaşıldı.
Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK’ nın) yeni düzenlemesinin ardından “yatırım fonlarında yüzde 30’un üzerinde paya sahip yatırımcılar” kamuoyuna açıklandı.
Kamuyu Aydınlatma Platformu’nun açıkladığı bilgiler Türkiye Diyanet Vakfı Genel Merkezi’nin milyarlarca liralık fon yatırımını ortaya çıkardı.
KAP’a yansıyan bilgilere göre; Türkiye Diyanet Vakfı Genel Merkezi’nin Aktif Portföy Para Piyasası Katılım (TL) Fonu’nda (TLK) 1 milyar 221 milyon 238 bin 830 adet katılma payına sahip bulunuyor.
Fonun “güncel birim fiyatı” dikkate alındığında Vakfın yatırımının piyasa değeri yaklaşık “2,18 milyar TL’ye” ulaşıyor. Vakfın fondaki pay oranının yüzde 59,65 olduğu görüldü.
Milyarlarca liralık piyasa yatırımıyla gündeme gelen vakfın, “halktan her hafta topladığı nakdi kaynakların boyutu” da dikkat çekiyor.
Sayıştay denetimine “tabi olmaması” nedeniyle kurumun mali açıdan en kapalı alanı olarak değerlendirilen vakfın kasasına 2023, 2024 ve 2025 yıllarında yurttaşlardan toplam 28 milyar 313 milyon TL’yi aşkın nakdi bağış aktı. (Kaynak: 03 Eylül 2026 / Haber siteleri)
Değerli Müslümanlar ve Davetçi gençler
Haberi okunuz. Şu tadımlık bilgiyi de sizinle paylaştıktan sonra, bazı düşüncelerimi dile getirmek istiyorum.
BİLGİ ŞUDUR:
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti Başkanı, Vakfın idari yapısı gereği Diyanet İşleri Başkanı, aynı zamanda Türkiye Diyanet Vakfı’nın da tabii başkanı olarak görev yapmaktadır. Bugün itibariyle ise Prof. Dr. Safi Arpaguş’ tur.
Diyanet İşleri Başkanlığı, Kuruluş ve Görevleri hakkındaki kanunda belirtilen, Evrak ve İdari İşler Müdürlüğü alt birimi olan Donatım Müdürlüğünün görevleri: MADDE 14 / e) şıkkında şu ifade var:
e) Aynî ve nakdi bağışların kabulünü ve sarfını düzenlemek, bağışların özel bir fonda toplanmasını sağlamak, bağışların hiçbir suretle din hizmetinden başka yere sarf edilmemesini temin etmektir.
Demokratik, laik tam kapitalist Devletin çerçevesini çizdiği ve Resmi Gazete’ de yayınladığı kanun bu.
Son cümlede ne denilmiş: “Aynî ve nakdi bağışların kabulü … Din hizmetinden başka yere sarf edilmemesi..”
Bugün tarih 18 Eylül 2026 Cuma..
Bugünkü Cuma hutbesi sonrası imam efendi minberden inmeden önce şu cümleyi kullanmış: “Türkiye Diyanet Vakfı’ na bağışlarınızı bekliyoruz muhterem Müslümanlar..”
Ben bu yazımda; müesses nizamın durumu, onun bir resmi kurumu olarak Diyanet İşleri Başkanlığı’ nın durumu ve bunun bir alt kurumu olarak Türkiye Diyanet Vakfı (TDV)’ nın durumu hakkında bir şeyler yazmak çizmek istemiyorum.
Keza yukarıdaki kanunda belirtilen “Aynî ve nakdi bağışların kabulünü ve sarfı..” da beni ilgilendirmiyor.
Yine Türkiye Diyanet Vakfı (TDV)’ nın, “Devlet tarafından” büyük kapitalist Holdingler gibi Borsada cirit atması da benim umurumda değil.
Ben iman ediyorum ki; “Borsa’ da bulunmak, işlem yapmak, hisse almak hatta bir temizlikçi olarak bile çalışmak” asla caiz değildir. Hatta ve hatta bir zillettir.
Ey Müslümanlar
Bu bilgileri paylaştıktan sonra sizlerden istirhamım şudur: Allah rızası için araştırın; “Borsa’ nın hakikati nedir, İslam’a göre burada bulunmanın, işlem vs. yapmanın hükmü nedir?”
“Ben asla domuz eti yemem.. Çünkü haramdır.” diyen ve hassasiyet gösteren bir Müslümanın bu Borsa konusunda da “Lakayt kalması, hiç araştırmaması” doğru bir tavır olur mu?
Bizler iman ettik ki; en ufak amelimizin bile Allah indinde kaydı tutuluyor, görevli melekler 7/24 yazıyor da yazıyor değil mi?
Nitekim şu ayetlerde bunu teyit ediyor:
فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُۜ
وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ
“Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu (karşılığını) görür. Kim de zerre miktarı şer (kötülük) işlemişse onu (karşılığını) görür.” (Zilzal suresi 7-8)
Ey Müslümanlar
Çok çok çok “SINIRLI” bir dünya hayatı ve ömrünüz var. Belki maksimum 80-90 sene.. Ama bir de iman ettiğinizi söylediğiniz “SINIRSIZ” bir ahiret hayatınız var. Şimdi soruyorum:
“Çok çok SINIRLI bir ahiret hayatı için, Borsa pisliğine bulaşarak, SINIRSIZ uzun ve mükemmel bir hayattan, hatta inşaAllah cennetten vaz geçmek doğru mudur?”
Bu yanlış hesabı ancak ve ancak “hesap kitap bilmeyen” akılsızlar yapar değil mi?
“- Ya Bekir amca o zaman bu konuda sana bir sorum var..” Sor bakalım delikanlı.
“- Peki devlet, hem de Diyaneti de bu işe dâhil ederek, halkını niçin böyle bir işe sokuyor, amacı hedefi nedir?”
Onun amacı veya hedefi de niyeti de beni ilgilendirmiyor. Ayrıca onlar; “Dinin asla ve kat’a; devlete, ticarete, sermayeye ve siyasete” müdahalesini istemiyorlar.
Açık açık “Biz Laik bir devletiz, din ayrı devlet ayrı, din ayrı ticaret ayrı” demiyorlar mı? Dolayısıyla onlar, bu müesses nizamın “Kuruluş, var oluş amacına” tamamen uygun işler yapıyorlar.
Burada şu soruyu kendine sor:
“Peki, ben bu dünyada ‘var oluş’ amacıma uygun yaşıyor muyum, yaşamıyor muyum?”
Senin “var oluş” amacın ise iman ettiğin yüce Kitabımız Kur’an da bak hem de çok çok net olarak şöyle anlatılmış:
“(Yeryüzünde) Fitne (İslam dışı her şey) kalmayıncaya ve Din (hayatla ilgili anayasa ve tüm kanunlar) yalnız Allah’ın (istediği) oluncaya kadar onlarla savaşın..” (Bakara suresi 191)
Velev ki ucunda ölüm de olsa..
Ama unutmamak gerekir ki; İslam tarihinin ve örnek Rasul Hz. Muhammed’ in (sas) Mekke ve Medine dönemlerini ve bu dönemlerin İslam risaletindeki “Vahyi Sınırları” nı çok çok iyi idrak ederek “Var oluş Mücadelesi” vermek zorundayız kardeşlerim.
“- Canım Bekir amcam son bir soru..”
“- Sen az önce yukarıda dedin ki; Borsa asla caiz değildir. Hatta ve hatta bir zillettir. Peki, dünya Müslümanları olarak, bu zilletten tekrar izzete, eskiden olduğu gibi dünya çapında bir azamete nasıl kavuşacağız?”
Güzel sorunun cevabı doğru olmaz ise, verilen yanlış cevap, “soru sahibine zulmetmek” olur ki bundan Rabbime sığınırım akıllı delikanlı. Cevabım şudur:
Müslümanların istek, azim ve gayreti, şanı yüce Allah’ın da buna mukabil yardımı sonrasında, bizlerde bugün tekrar İslam Akidesinin amir bir hükmü ve gereği olarak, Allah’ın kitabı ve Rasulünün Sünneti arasında fikren ve fiilen bir bağ tesis eder, İslamiyet’i topraklarımızda yeniden “Hâkim, hakem ve hükümran kılacak” bir İslam Devleti tekrar kurar,
Tüm İslam dışı uygulamalara, emperyalist kâfirlerin bir pislik ve bir bataklık olan Demokratik Laik düzenlerine Allah’ın izni ve yardımıyla son verir isek,
İşte o gün, Allah ve Rasulünün razı olacağı yegâne “Doğru ve Köklü çözüme” ulaşmış, en başta Borsa olmak üzere, İslam dışı tüm icraatlardan ve siyasetlerden kurtulmuş, bütün dünya Müslümanlarını salaha ve felaha kavuşturacak azametli bir İslam Devleti kurmuş oluruz inşaAllah yakışıklı kardeşim.
Ben bu davette bulurken, Rabbimin şu hitabını da tüm Müslümanlara bir kere daha hatırlatmak istiyorum:
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اسْتَج۪يبُوا لِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ اِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْي۪يكُمْۚ
“Ey iman edenler, Sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği, çağırdığı zaman, Allah’a ve Resulüne icabet edin.” (Enfal suresi 24)
Şanı yüce Allah (cc), bizlere tekrar hem dünyamızı hem de ahiretimi kazandıracak, sadece ülkemizi değil, tüm dünya Müslümanlarını da “zilletten izzete ulaştıracak” İslami bir Devlet kurma konusunda yardım etsin ve işlerimizi kolaylaştırsın.
“Ey Rabbim, bu makalemi okuyan, anlayan, benimseyen ve paylaşan tüm Müslümanlara, son nefeslerine kadar şahit, son nefeslerinde de o müjdelenen İslami Devlet’ te şehit olmayı nasip eyle..”
Ey güzel insanlar ve ey Davetçi gençler
Bir gün ecel/süre bitecek, ölüm gelecek ve ayrılacağız dostlar. Şu boş kubbede hoş bir sadâ bırakanlara selam olsun..
Bekir Yetginbal – 18 Eylül 2026
Tags: