ECEL, Sebeb ve Ölüm

Ecel, Sebeb ve Ölüm

Bizleri yoktan var eden Rabbimiz Allahu Tealaya sonsuz hamdu senalar olsun. Salat ve selam olsun ölçümüz, örneğimiz, efendimiz Muhammed Mustafa’ya..

Şirket çalışanlarımızdan biri olan şoför Mehmet Erkan abimizin muhterem babası ve benimde şahsen tanıdığım Hüseyin Erkan amcanın 110 yaşında vefat etmesi beni çok duygulandırdı.

Bu vesileyle, “Ölüm” hakkında İslami bir fikir ortaya koymak, bu konudaki düşünce ve hissiyatımı ifade etmek ve sizlerle de paylaşmak için bu yazımı kaleme aldım.
Den ganzen Beitrag lesen…

Asimilasyon ve Yetim Ümmetin Has Evladı Kürtler

Asimilasyon ve Yetim Ümmetin Has Evladı Kürtler

İslam Ümmeti, devlet baba dedikleri Osmanlı İslam Devleti’ni kaybedip yetim kaldıktan sonra, yedi düvelin şamar oğlanı oldu.

Şamar oğlanı olmakla kalmadı, fiili işgal, tecavüz ve katliamlara da uğradı.

Allah’ın, Resulünün ve İslam Ümmeti’nin düşmanı emperyalist pis kâfirler, bu güzel Ümmeti kırk parçaya böldüler. Her bir parçasına da kendi kokuşmuş düzenlerini hâkim kıldılar.
Den ganzen Beitrag lesen…

Beşir Eryarsoy İle İslami Devlet Üzerine bir Röportaj

Beşir Eryarsoy İle İslami Devlet Üzerine bir Röportaj 

M.Beşir Eryarsoy: İslam ve Devlet, birbirleriyle et ve tırnak misalidir.. 

Röportaj yapan: İlhami Pınar

Arapçadan birçok kitabı Türkçeye tercüme eden, bu konuda Türkiye’li Müslümanların ufuklarını açan, İstanbul Fatih’teki, Medeniyet Vakfı Genel Merkezi’nde halen ilmi çalışmalarını sürdürmekte olan, Yazar M. Beşir Eryarsoy hocayla “İslam Devlet Yapısı” kitabı çerçevesinde, İslami Devlet üzerine konuştuk.

Öncelikle hocam şu sorudan başlamak istiyorum, İslam’da Devlet nedir?

Kur’an’da, Devletin şer’i delili, Kur’an’ın tamamıdır.
Den ganzen Beitrag lesen…

Kur’an-ı Kerim’e Küs Müslümanlar

Kur’an-ı Kerim’e Küs Müslümanlar

Alemlerin Rabbi olan Allah (cc), Ona ve Resulü’ne (sas) iman etmemiz ve İslam’ı bir hayat sistemi olarak kabul etmemizle birlikte, bize bir çok mesuliyetler de yüklemiştir.

Bu mesuliyetler, sadece nefsimizle ya da ailemizle ilgili şeyler değildir.

Bunların çerçevesini ve çapını da Allah-u Teala belirlemiş, akrabalarımız, komşu ve arkadaşlarımızla ilgili sınırlarını da yine bize yüce Rabbimiz bildirmiştir.

Hatta bu mesuliyetler, Müslim ya da Gayri Müslim tüm insanları içine alacak bir büyüklüğe, bir çapa ulaşmıştır. Ona sonsuz defa hamdu senalar olsun.
Den ganzen Beitrag lesen…

Mevla Allah’ın Kendisidir, Mevlana Allah’tır

Mevla Allah’ın Kendisidir, Mevlana Allah’tır

Yazan Murat KOÇAK   

Bu Cuma, camilerdeki hutbe konusu Celalettin Rumi idi.

Nam-ı diğer Mevlana(!). Ben bu konuyla ilgili görüşlerimi çeşitli platformlarda defalarca dile getirdim, getirmekten de bıkmayacağım.

Mevlana, Arapça Mevla’mız demektir ve Bakara Suresi’nin son(286.)ayetinde “ente Mevlana” (Sen bizim Mevlamızsın) kelimesi geçer.

Başka ayetlerde “Hayır, sizin Mevla’nız yalnızca Allah’tır!”(Al-i İmran suresi 150) diye buyurur Rabbimiz.

Mevla; Allah’ın kendisidir, Mevlana Allah’tır. Hal böyleyken, bir kula bu ismi vermek, bu isimle hitap etmek çok tehlikeli diye düşünüyorum.
Den ganzen Beitrag lesen…

Çeyrek Tesettürlü Bayanlar

Çeyrek Tesettürlü Bayanlar

İnsanı, hayatı ve tüm kâinatı yaratan Allah(cc), bunları kendi haline bırakmamış, belli bir nizama tabi kılmıştır. Görüyorsunuz, hayatın başlangıcı ve bitimi yani ecel onun elindedir.

Kainat da onun çizdiği yörüngede seyri seferine aynen devam etmekte gördüğünüz gibi.

İnsanoğluna gelince, insan kendisine verilen irade ile, tüm sosyal hayatında, ibadetlerinde, yemesinde içmesinde, kılık kıyafetinde, “seçme” hakkına sahip olmuş, onu da yaratan Rabbimiz, “benim çerçevesini çizdiğim ve razı olacağım şekilde yaşa” demiş.

İşte tesettür, kadın olsun erkek olsun her Müslümanın harfiyen uymak zorunda olduğu Allah(cc)’ın emirlerinden bir emirdir. İtaat edenlerden razı olduğu, hayati bir emridir.
Den ganzen Beitrag lesen…

VELAYET: Müslüman Velayetini Kime Vermez?

Müslüman Kimi İdareci Seçmez, Velayetini Kime Vermez?

İslam Hukuku’nda, “Velayet” kavramı şu şekilde tanımlanmıştır:

Bir çocuk ya da akıl hastası gibi, “kendi işini kendi yapma ehliyet yetersizliği içindeki her hangi bir insanın”, şahsi işlerini gözetip yürütme konusunda, Reşid bir kişinin, “bu kişinin yerini tutması, bu kişiyi temsil etmesi işine” Velayet, temsil eden Reşid kişiye de Veli denir.

Aşağıda okuyacağınız, yazar Faruk Köse kardeşimizin makalesindeki “Velayet ya da velayet verme” kavramları ise, işin hukuki boyutu” dışında, kendince “stratejik bir boyutunu” farklı bir ele almadır.
Den ganzen Beitrag lesen…

Çocuklarımız Kime Emanet ?

Çocuklarımız Kime Emanet ?

Yazan Hamza Karahan 

Yüce Allah(cc), insanoğlunu en güzel şekilde yaratmıştır ve bu değerli varlığı eğitim ve öğretime meyilli kılmıştır. Eğitim vasıtası olarak da Kalem’i yaratmıştır.

Pedagoglar insanın eğitime başlama döneminin, henüz dünyaya gelmeden, anne karnında başladığını söylerler. Ki bu bir bakıma doğru, ancak eksik bir bilgidir.
Den ganzen Beitrag lesen…

Çanakkale’ye Niçin Geldiler? Hilafeti Ortadan Kaldırmak İçin..

Çanakkale’ye Niçin Geldiler? Hilafeti Ortadan Kaldırmak İçin..

Yedi düveli oluşturan emperyalist kâfirler, en güçlü deniz donanması ve kara birlikleriyle niçin Çanakkale’ye geldiler? Bu sorunun cevabı, geri dönüp giderken yanlarında götürdükleri şeyde yatıyor.

Peki, neydi proje? Hilafeti ortadan kaldırmak..

Araştırmacı Yazar Yavuz Bahadıroğlu, kendisiyle yapılan aşağıdaki röportajda, Çanakkale Savaşı, bunun tarihi ve stratejik önemini açıklıyor.
Den ganzen Beitrag lesen…

Suriye Cihadı ve İslam Savaş Hukuku

Suriye Cihadı ve İslam Savaş Hukuku

Hali hazırda devam etmekte olan Suriye’deki savaş, İslam Ümmetini daha önceki savaşlarla kıyaslandığında, çok derinden etkiledi ve etkilemeye de devam ediyor.

Bu nedenledir ki, İslam Ümmetinin hayırlı evlatları, şimdiye kadar hiç görülmemiş bir oranda ve büyük bir teveccühle, Suriye’deki kardeşlerinin imdadına koşuyor hamd olsun.

Anadan, yardan, yavrulardan ve yurtlarından vazgeçen bu kahraman serdengeçtilerden on binlercesi bu gün Suriye cephesinde.
Den ganzen Beitrag lesen…