Reddediyorum. Neyi mi? Milli Dayanışma ve Bütünlü Sağlanma Yasasını

Reddediyorum.. Neyi mi? ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Sağlanması’ Başlıklı Yeni Yasa Teklifini Reddediyorum.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla..

Bizleri İslam ile şereflendiren Âlemlerin Rabbi, mülkün sahibi, şanı yüce Allah’a sonsuz defa hamd olsun.

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi en başta ölçü ve örnek Rasul Hz. Muhammed’in, ehli Beytinin, güzide Ashabının, İslam ümmetinin ve sizlerin üzerine olsun.

Muhterem Müslümanlar ve ey Davetçi gençler

BİR HABER:

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” süreciyle ilgili yeni çerçeve yasa teklifine imza attı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, TBMM Başkanvekili Celal Adan, Grup Başkanvekilleri Erkan Akçay ile Filiz Kılıç da çerçeve yasa teklifini imzaladı.

Yasa teklifi, ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Sağlanması’ adıyla TBMM Başkanlığı’na sunulacak ve komisyona gönderilecek. Daha sonra da TBMM genel Kurulu’na gelecek.

Dün yasa AK Parti Grubu’nda imzaya açılmıştı. Çerçeve yasa için imza süreci bugün saat 17.00’ye kadar devam ediyor. (Kaynak: Milliyet Gazetesi – 04.08.2026)

Değerli kardeşlerim

Çok çok uzun bir süredir üzerinde çalışılan ve “Terörsüz bir Türkiye” inşa edileceğine inanılan yeni yol haritalı kanun / yasa teklifi nihayet Türkiye Büyük Millet Meclisi vekillerinin ve Demokratik Partilerin önüne konuldu.

Konmasına konuldu ama bu teklifin içeriği ve detayları hakkında ne kamuoyuna, ne vekillere ne de partilere bir açıklama yapılmadan, özellikle Ak Parti ve MHP’li vekillere denildi ki; 04 Ağustos 2026 saat 17:00’ ye kadar herkes imzalayacak..

Onlar da bu yeni kanun teklifini okumadan, görmeden paşa paşa imzaladılar.

“- İmzalamasalar ne olurdu Bekir amca?”

Parti disiplin kuruluna verilir, sonra da partiden ihraç edilirlerdi. Dolayısıyla gelecek dönem “Milletvekili aday adayı” bile olamazlardı. Bu nedenle bindikleri dalı kesmediler, bastılar imzayı.

Aynı “İstanbul Sözleşmesi” ni görmeden, içeriğini anlamadan imza bastıkları ve sonradan da “Biz bunun böyle olduğunu bilmiyorduk..” demeleri gibi oldu ve olacak da..

Bu yeni yasa teklifini kamuoyu ile paylaşmadıkları için ben de görmedim, okumadım ama açıkça ifade ediyorum ki onu ben “Külliyen Reddediyorum..”

Özgür Özel’ in kurduğu Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, taslağın kendileriyle hiç paylaşılmadığını belirtti ve “Bizim görmediğimiz bir yasa taslağına açıktan bırakın altına imza atmayı, ‘Destek olup olmamayı’ söylememiz bile akla aykırıdır” dedi.

Özgür Özel’ in Yeni Partisi, daha önceki açıklamalarından anladığım kadarıyla bu yeni yasa teklifi Mecliste önlerine geldiğinde “Reddediyoruz..” diyecekler.

“- O halde sende Yeni Parti gibi mi düşünüyorsun Bekir amca? Sende onlar gibi yukarıda ‘Reddediyorum..’ dedin.”

A benim güzel kardeşim onların “Reddetme Gerekçeleri” ile benim gerekçem bir olabilir mi? Sen daha beni tanımadın mı?

Benim reddetme gerekçem; ortaya konulan yeni yasa teklifinin “Allah’ın kitabı Kur’an’a ve Allah’ın Rasulü Hz. Muhammed’ in (sas) Sünnetine yüzde yüz zıt olmasındandır..”

“- Ya Bekir amca hem diyorsun ki; ben de görmedim, ben de okumadım.. hem de diyorsun ki, Kur’an’ ve Sünnete yüzde yüz zıt.. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.. Okumadan nasıl hüküm verdin?”

Ahh canım kardeşim. Sen “sanki bu toplum içinde yaşamıyormuş” gibi bir yorum yaptın. Türkiye Devleti, Demokratik, tam Laik, tam kapitalist, tam Kemalist bir devlet değil mi?

Bu devlet 100 yıldır, Kur’an ve Sünnet kaynaklı ne bir kanun çıkardı, ne de bir anayasa yaptı.. Şimdi kalkıp da bu yeni kanun düzenlemesinde mi yapacak? Lütfen saftirik olma. Lütfen şu güzel kafanı, “sadece vesikalık resim çektirmek” için kullanma yiğidim.

Bu yeni kanun teklifini benim “külliyen reddetmemin” ana gerekçesi yani gerekçem nedir bilir misin?

“- Nereden bileyim Bekir amca? İzah edersen ben de vakıf olurum inşaAllah..”

Ana Gerekçem şu ayetlerdir güzel insan:

“Bugün sizin dininizi kemâle erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı seçtim.” (Maide suresi 3)

“Şüphesiz ki Allah indinde kabul edilen din yalnız İslam’dır.” (Al-i İmran suresi 19)

“Kim İslam dışında bir din edinirse bu ondan asla kabul edilmez ve o kimse ahirette hüsranda olanlardan olacaktır.” (Al-i İmran suresi 85)

Bu ayetlerde geçen “Din” lafzını biraz açalım:

Din Nedir?

Kâinat, insan ve hayatın ardında “Çok bir büyük gücün” varlığını kabul eden her inanca “Din” denir.

Bu nedenle Kureyş’in müşrik inancına da “Din” denildi. Kâfirun Suresi’nde Allah-u Teâlâ şöyle buyurmuştur:

لَكُمْ د۪ينُكُمْ وَلِيَ د۪ينِ – (Lekum dinukum veliye din)

“Sizin dininiz sizin olsun, benim dinim benim olsun (Kâfirun suresi 6)

Bunun manası evet sizin de bir “Dininiz” vardır, fakat “benim dinim” ile “sizin dininiz” asla ve kat’a birbiri ile bağdaşmaz ve birleşmez, çünkü bir birlerinden çok çok farklıdırlar.

Bu farklılık; hem akidelerinde, hem hayat hakkında, hem ahiret hakkında, hem toplumsal ilişkileri düzenleyen tüm kanunlarda, vs’ deki devasa farklardır.

Ama şanı yüce Allah (cc) şu vurguyu özellikle “üstüne basa basa” niye yaptı bir düşünelim ey Müslümanlar:

“.. sizin için din olarak İslam’ı seçtim.. Allah indinde kabul edilen din yalnız İslam’dır.. Kim İslam dışında bir din edinirse bu ondan asla kabul edilmez..”

“Terörsüz Türkiye” süreci ve ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Sağlanması’ ismi verilen yeni kanun teklifini ben bu “Şer’i ve Makul Gerekçeme” istinaden külliyen reddediyorum.

“- Peki, canım Bekir amcam reddediyorsun da, senin çözümün nedir, sende bunun ilacı var mı?

Çok çok güzel bir soru.. Çözüm şu yiğidim:

Ne zaman ki, topraklarımızda bir gün; Müslümanların istek, azim ve gayreti, şanı yüce Allah’ın da buna mukabil yardımı sonrasında, İslam Akidesinin amir bir hükmü ve gereği olarak, Allah’ın kitabı ve Rasulünün Sünnetini yeniden “Hâkim, hakem ve hükümran kılacak” bir İslam Devleti tekrar kurulur,

Tüm İslam dışı uygulamalara, emperyalist kâfirlerin bir pislik olan Demokratik Laik düzenlerine Allah’ın izni ve yardımıyla son verilir ise işte o gün, Allah ve Rasulünün razı olacağı yegâne “Doğru ve Köklü çözüme” ulaşılmış, terör belasından kurtulmuş oluruz kardeşlerim.

Şanı yüce Allah (cc), bizleri de “Nefislerimize zulmetmekten..” korusun. Bizlere İslami bir Devlet kurma konusunda yardım etsin ve işlerimizi kolaylaştırsın.

“Ey Rabbim, bu makalemi okuyan, anlayan, benimseyen ve paylaşan tüm Müslümanlara, son nefeslerine kadar şahit, son nefeslerinde de o müjdelenen İslami Devlet’ te şehit olmayı nasip eyle..”

Ey güzel insanlar ve ey Davetçi gençler

Bir gün ecel/süre bitecek, ölüm gelecek ve ayrılacağız dostlar. Şu boş kubbede hoş bir sadâ bırakanlara selam olsun..

Bekir Yetginbal – 04 Ağustos 2026


Tags:

 
 
 

Bir yanıt yazın