Başörtülü Bayan Vekiller, Gelin İstifa Edin

Başörtülü Bayan Vekiller, Gelin İstifa Edin

31 Ekim 2013 tarihi, bu toplumun 90 yıllık Cumhuriyet tarihi içinde, birilerine göre sanki “Tarihi dönemeç ya da bir Kırılma noktası adeta bir dönüm noktası” oldu.

Peki ne oldu da bu güne adeta bir “tarihi gün, hatta bir milat” olarak itibar edildi?

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’ inde görev yapmakta olan ve bu sene Hacca gidip gelen kadın Milletvekillerinden, Konya, Mardin, Kahramanmaraş ve Denizli Milletvekili 4 bayan vekil, “bu tarihten itibaren başlarını örterek Meclis oturumlarına katılmaya” karar vermişler.

Malumunuz buna benzer bir sevinç çığlıkları, “Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan bayan personelin kılık ve kıyafetine dair yönetmelik’ te değişiklik” yapılıp 2013 Ekim ayının ikinci haftası içinde Resmi Gazete’ de yayımlanıp yürürlüğe girdiğinde de gösterilmişti.

Ben ise, onların hayrını isteyen ve yaşça kendilerinden çok büyük bir abileri olarak, başını örten bu bayan vekillere diyorum ki;

“Bu sevinç çığlıkları atan, bu günü milat sayanlara aldırmadan, gelin şu Milletvekilliğinden istifa edin..”

“Peki neden istifa edelim Bekir abi ?” sorunuzun cevabını vermeden önce, sizlere bir hatırlatmada bulunmak istiyorum.
[Devamını Oku]

Başı Örtülü Bayan Vekiller

Başı Örtülü Bayan Vekiller

Başörtüsü ile alakalı olarak, onlarca yıldır Türkiye’de birçok şeyler olup bitmektedir. Bu konuda da, yapılan “zulüm ve işkencelerin” haddi hesabı yoktur.

Bunun acısını bil fiil yaşayan bacılarımızın yanında, “kalbinin derinliklerinde bu acıyı hisseden, dile getiren, çare arayan” onbinlerce insanımız da vardır.

Kimi vaazlarıyla, kimisi kitaplar neşrederek, ilim ehli ve yazar Ahmed Kalkan hocamız da, tesettürle ilgili birçok makalesinde olduğu gibi, yine alıntısını yaptığımız aşağıdaki makalesinde de “Hacı vekillerin başörtüsü” ile ilgili duygu ve düşüncelerini dile getirdi.
[Devamını Oku]

Türkiye’de Devletin İslam’ı Laikleştirmesi-1

Türkiye’de Devletin İslam’ı Laikleştirmesi-1

Daha çok değil, bundan 50-60 yıl öncesinde kadınlarımız ve genç kızlarımız, İslam’ın bir şiarı olarak tesettürsüz sokağa bile adım atmazlardı.

Ama şu 2013 Türkiye’sinde adeta her yerde çıplaklık gırla gidiyor. Her sezon tıklım tıklım dolu olan plajları bir kenara bırakalım, sokaklarımızın hali bile içler acısı.

Peki halkı Müslüman olan bir toplum 50-60 yıl gibi bir sürede, böylesi “Laik/dinin hayata karıştırılmadığı” bir toplum haline nasıl geldi ya da getirildi?
[Devamını Oku]

Türkiye’de Devletin İslam’ı Laikleştirmesi-2

Türkiye’de Devletin İslam’ı Laikleştirmesi-2

Daha çok değil, bundan 50-60 yıl öncesinde kadınlarımız ve genç kızlarımız, İslam’ın bir şiarı olarak tesettürsüz sokağa bile adım atmazlardı.

Ama şu 2013 Türkiye’sinde adeta her yerde çıplaklık gırla gidiyor. Her sezon tıklım tıklım dolu olan plajları bir kenara bırakalım, sokaklarımızın hali bile içler acısı.

Peki halkı Müslüman olan bir toplum 50-60 yıl gibi bir sürede, böylesi “Laik/dinin hayata karıştırılmadığı” bir toplum haline nasıl geldi ya da getirildi?

İşte aşağıya alıntısını yaptığımız makalesinde, yazar Bünyamin Zeran kardeşimiz, bu sorumuza adeta cevap veriyor ve Devlet gücünün, toplumumuzu Laikleştirmede nasıl bir etkin araç olarak kullanıldığını bize izah ediyor.

İki bölüm halinde kaleme aldığı makalesinin, ikinci bölümü aşağıda. Birinci bölümü de yine sitemizde mevcut. Anlam bütünlüğünü yakalamak için, önce Birinci bölümü, sonrasında İkinci Bölümü okuyun deriz.
[Devamını Oku]

HİCRET; Manası Kasten Tahrip Edilen Bir Kavramdır

Hicret; Manası Kasten Tahrip Edilen Bir Bavramdır

Her ne kadar sözlük manası itibariyle Hicret, “bir yerden başka bir yere göç etmek, yolculuk yapmak” ise de, Resulullah (sas) Mekke şehrinden Medine şehrine yaptığı, 8 gün süren 450 km. lik bu yolculuğa, “her hangi bir göç” olarak bakmamak gerek.

İnsanlar çok değişik amaçlar için göç edebilirler.

Kimisi ticari amaçla, kimisi ilim amacıyla, kimisi de turistik seyahat amacıyla yollara dökülür.

Mesela Resulullah (sas) efendimiz 2 defa, Mekke’den yaklaşık 2.200 km. uzak mesafede bulunan Şam şehrine ticari amaçla seyahat etmişlerdir.

İslam tarihinde bir dönüm noktası olan Hicret yani Mekke’den Medine’ye yapılan göç ise, tamamen “Siyasi bir göçtür, siyasi bir yolculuktur.” Yani işin hakikati budur.

Peki şanlı Resulün (sas) bu göçteki “Siyasi amacı” ne idi?
[Devamını Oku]

Mısır İçin Model Ülke, Türkiye Olmamalı

Mısır İçin Model Ülke, Türkiye Olmamalı

Artık bu topraklarda da hayata ve olaylara İslam’i bir perspektiften, yani Allah’ın(cc) Kitabı’nı ve Resul’ünün(sas) Sünneti’ni bakış açısının esası edinerek bakmaya başlayan insanların çoğalması gerçekten beni çok sevindiriyor ve Rabbime hamd ediyorum.

Nihayet nice düşünen, akleden samimi Müslümanlar, İslam’a tamamen zıt birçok düşünce ve fikri, artık Kur’an ve Sünnet filtrelerinden geçirerek ayırt etmeye başladılar.

İşte aşağıda alıntı yaptığım makalesinde yazar Mehmed Durmuş kardeşimiz, farklı bir yaklaşımla adeta bir “Demokrasi İrdelemesi” yapmakta ve Türkiye asla, Mısır için, İslam’i sosyal hayat sisteminin yeniden inşası konusunda  “Model ülke olmamalı” demekte.
[Devamını Oku]

Mısır Halkına Kanlı Demokrasi Eğitimi

Mısır Halkına Kanlı Demokrasi Eğitimi

Ey Mısır’ lı Müslüman kardeşlerim, biraz olsun akleden ihsas sahipleri.

Sizlerin bugün binlerce can vererek yaşamakta olduklarınızı, daha yakın tarihte, Türkiye’ li Müslümanlar olarak bizlerde çok yaşamıştık. O yıllarda, hapishanelerde yer kalmamış, infaz edildikten sonra yargılananlar ve yargısız infaz edilen insanlar olmuştu.

Bizden de, başta alimlerimiz olmak üzere, onbinlerce, belki de yüzbinlerce can gitti.

Bu gün bir İslam coğrafyası olan Mısır’da, şu içinde bulunduğumuz 2013 Temmuz ayında başlayan ve Eylül ayında da devam etmekte olan kitlesel eylemleri değerlendirirken, Mısır’ın mazi’si ile ati’si arasında bir alaka kurmadan değerlendirme yapmak yanlış olur.
[Devamını Oku]

Ölmeden Önce, Öldükten Sonra

Ölmeden Önce, Öldükten Sonra

Ey Müslüman, ölümle kapanan amel defterini, daha dünyada iken senden güzel hiç kimse dolduramaz unutma.

O halde nefsimize de gelmesi çok çok yakın, kim bilir belki de yarından da yakın olan ölüm ve onun meleği Azrail(as) “Haydi sıradaki..” demeden önce, Allah(cc)’ın razı olacağı bir kul olarak yaşamanın yollarına düşelim inşaAllah.

Yoksa vay halimize vay.
[Devamını Oku]

Mısır.. Katil Sisi, hani Demokrasi?

Mısır.. Katil Sisi, hani Demokrasi?

Son bir aydır, İslam Ümmeti’ nin ayrılmaz bir parçası olan Mısır’da yaşananlar, biraz olsun aklını kullanan insanlara aslında çok şeyler öğretti.

Her şeyden önce insanlar “Bayram değil seyran değil, Sisi neden darbe yaptı?” diye kendi kendilerine bir soru soruyor ama cevabını bir türlü bulamıyorlar.

Çünkü halklar genel olarak olayları yüzeysel okur ve yüzeysel değerlendirirler.
[Devamını Oku]

Damat ve Gelin Adayları, Bu Yazıyı Mutlaka Okuyun

Damat ve Gelin Adayları, Bu Yazıyı Mutlaka Okuyun

Evlenmek, kız yada erkek için “farz” değil ama “sünnet” tir. Hem de bir çok derde derman olan bir mükemmel bir ilaçtır.

Ama içinde yaşamakta olduğumuz şu İslam’ın sosyal, siyasal bir hayat nizamı olarak tatbik edilmediği “Cahiliye toplumu” nda evlilik, adeta “Farz kere farz” olmakta.

Neden mi?

Ciğeri kapı önündeki sandalyeye koyan kasap kediye hiç mi hiç kızmasın. Aklıyla değil, içgüdüsüyle hareket eden kedinin ciğere saldırması ve onu kaçırması kaçınılmazdır.

Adeta hayvanlaşan yani aklı ve İslami fikriyle değil, cinsel içgüdüleriyle hareket eden kuş beyinli erkekler ve kadınlar da, “vahşi kedigiller” gibi davranacak, “helal ve haram” hiç umurlarında olmayacak ve “harama uçkur çözmek” söz konusu olacaktır.
[Devamını Oku]