Archive for the Category Alıntı Makaleler

 
 

Türkiye’de Devletin İslam’ı Laikleştirmesi-2

Türkiye’de Devletin İslam’ı Laikleştirmesi-2

Daha çok değil, bundan 50-60 yıl öncesinde kadınlarımız ve genç kızlarımız, İslam’ın bir şiarı olarak tesettürsüz sokağa bile adım atmazlardı.

Ama şu 2013 Türkiye’sinde adeta her yerde çıplaklık gırla gidiyor. Her sezon tıklım tıklım dolu olan plajları bir kenara bırakalım, sokaklarımızın hali bile içler acısı.

Peki halkı Müslüman olan bir toplum 50-60 yıl gibi bir sürede, böylesi “Laik/dinin hayata karıştırılmadığı” bir toplum haline nasıl geldi ya da getirildi?

İşte aşağıya alıntısını yaptığımız makalesinde, yazar Bünyamin Zeran kardeşimiz, bu sorumuza adeta cevap veriyor ve Devlet gücünün, toplumumuzu Laikleştirmede nasıl bir etkin araç olarak kullanıldığını bize izah ediyor.

İki bölüm halinde kaleme aldığı makalesinin, ikinci bölümü aşağıda. Birinci bölümü de yine sitemizde mevcut. Anlam bütünlüğünü yakalamak için, önce Birinci bölümü, sonrasında İkinci Bölümü okuyun deriz.
Den ganzen Beitrag lesen…

HİCRET; Manası Kasten Tahrip Edilen Bir Kavramdır

Hicret; Manası Kasten Tahrip Edilen Bir Bavramdır

Her ne kadar sözlük manası itibariyle Hicret, “bir yerden başka bir yere göç etmek, yolculuk yapmak” ise de, Resulullah (sas) Mekke şehrinden Medine şehrine yaptığı, 8 gün süren 450 km. lik bu yolculuğa, “her hangi bir göç” olarak bakmamak gerek.

İnsanlar çok değişik amaçlar için göç edebilirler.

Kimisi ticari amaçla, kimisi ilim amacıyla, kimisi de turistik seyahat amacıyla yollara dökülür.

Mesela Resulullah (sas) efendimiz 2 defa, Mekke’den yaklaşık 2.200 km. uzak mesafede bulunan Şam şehrine ticari amaçla seyahat etmişlerdir.

İslam tarihinde bir dönüm noktası olan Hicret yani Mekke’den Medine’ye yapılan göç ise, tamamen “Siyasi bir göçtür, siyasi bir yolculuktur.” Yani işin hakikati budur.

Peki şanlı Resulün (sas) bu göçteki “Siyasi amacı” ne idi?
Den ganzen Beitrag lesen…

Mısır İçin Model Ülke, Türkiye Olmamalı

Mısır İçin Model Ülke, Türkiye Olmamalı

Artık bu topraklarda da hayata ve olaylara İslam’i bir perspektiften, yani Allah’ın(cc) Kitabı’nı ve Resul’ünün(sas) Sünneti’ni bakış açısının esası edinerek bakmaya başlayan insanların çoğalması gerçekten beni çok sevindiriyor ve Rabbime hamd ediyorum.

Nihayet nice düşünen, akleden samimi Müslümanlar, İslam’a tamamen zıt birçok düşünce ve fikri, artık Kur’an ve Sünnet filtrelerinden geçirerek ayırt etmeye başladılar.

İşte aşağıda alıntı yaptığım makalesinde yazar Mehmed Durmuş kardeşimiz, farklı bir yaklaşımla adeta bir “Demokrasi İrdelemesi” yapmakta ve Türkiye asla, Mısır için, İslam’i sosyal hayat sisteminin yeniden inşası konusunda  “Model ülke olmamalı” demekte.
Den ganzen Beitrag lesen…

Mısır.. Katil Sisi, hani Demokrasi?

Mısır.. Katil Sisi, hani Demokrasi?

Son bir aydır, İslam Ümmeti’ nin ayrılmaz bir parçası olan Mısır’da yaşananlar, biraz olsun aklını kullanan insanlara aslında çok şeyler öğretti.

Her şeyden önce insanlar “Bayram değil seyran değil, Sisi neden darbe yaptı?” diye kendi kendilerine bir soru soruyor ama cevabını bir türlü bulamıyorlar.

Çünkü halklar genel olarak olayları yüzeysel okur ve yüzeysel değerlendirirler.
Den ganzen Beitrag lesen…

Damat ve Gelin Adayları, Bu Yazıyı Mutlaka Okuyun

Damat ve Gelin Adayları, Bu Yazıyı Mutlaka Okuyun

Evlenmek, kız yada erkek için “farz” değil ama “sünnet” tir. Hem de bir çok derde derman olan bir mükemmel bir ilaçtır.

Ama içinde yaşamakta olduğumuz şu İslam’ın sosyal, siyasal bir hayat nizamı olarak tatbik edilmediği “Cahiliye toplumu” nda evlilik, adeta “Farz kere farz” olmakta.

Neden mi?

Ciğeri kapı önündeki sandalyeye koyan kasap kediye hiç mi hiç kızmasın. Aklıyla değil, içgüdüsüyle hareket eden kedinin ciğere saldırması ve onu kaçırması kaçınılmazdır.

Adeta hayvanlaşan yani aklı ve İslami fikriyle değil, cinsel içgüdüleriyle hareket eden kuş beyinli erkekler ve kadınlar da, “vahşi kedigiller” gibi davranacak, “helal ve haram” hiç umurlarında olmayacak ve “harama uçkur çözmek” söz konusu olacaktır.
Den ganzen Beitrag lesen…

İslam’a Göre Kadının Sosyal Hayattaki Yeri Nedir?

İslam’a Göre Kadının Sosyal Hayattaki Yeri Nedir?

İslam ve onun davetçisi, öğreticisi, aile reisi, cemaatin imamı, ordu komutanı ve devlet başkanı, adı güzel kendi güzel Muhammed Mustafa(sas) efendimizin ortaya koyduğu,  kadınlarımızın, kızlarımızın sosyal hayatta, İslam’a göre olması gereken yerleri, konumları hakkındaki İslami mefhumlar” ile içinde yaşadığımız şu günlerdeki kadınlarımızın ve kızlarımızın sosyal konumları arasında dağlar kadar farklar var maalesef..

Bu gün gelinen noktaya, son 10 yıl veya 20 yılda ya da 40 yılda gelinmedi. Kadınlarımız ve kızlarımız dünden bu güne “bir nesil değişimiyle” de konumlarında bir köklü değişim yaşamadılar.

Peki ne oldu da bu hayırlı Ümmetin tertemiz kadınları ve kızları böylesi bir dejenerasyona uğradı?

İslam Ümmeti, Osmanlı İslam Devleti’ni kaybetmekle, aslında bir çok şeylerini de beraberinde kaybetti, kaybetmeye başladılar. En başta Halife’sini kaybetti. Çünkü, “İslam’a göre Halife Devlettir”

Den ganzen Beitrag lesen…

Başımıza Bela Edilen Spor, Futbol

Başımıza Bela Edilen Spor, Futbol

Evet spor yapmak, sağlıklı vücut sahibi olmak için çok faydalı bir şey.

Spor yapan bir insanla, spor yapmayanı karşılaştırmak bu fayda farkını bariz bir şekilde gözler önüne sermekte.

Ama günümüzde spor ve bunun çeşitleri, mücerret spor olmaktan çıkarıldı, kapitalist sömürgeci zihniyete sahip kişi, kurum, kuruluşların, devlet adamlarının, hatta devletlerin, “siyasi amaç”larının birer “siyasi araçları” haline getirildi.

Dünyadaki diğer halkları şimdilik bir kenara bırakalım, özellikle İslam Ümmeti’nin tüm halklarına, spor aracıyla, özellikle de futbol aracıyla, İslam’a zıt  fikirler, ameller, idealler adeta benimsettirildi.

Hz.Muhammed(sas) in tertemiz Ümmeti, spor yoluyla ifsad edildi.

Nasıl mı?

Hz.Muhammed(sas) efendimizin, “insana, hayata ve kainata bakış açısıyla”, bu asır Müslümanlarının, “insana, hayata ve kainata bakış açısını”, birbirine tamamen zıt bir hale getirmekle, Ümmeti Muhammed’i (sas) ifsad ettiler.

Hz.Muhammed(sas), Allah için, İslam için, Ümmeti için canını ortaya koyarken, onun Ümmeti bu gün maalesef spor için birbirlerinin canını alır oldu.

Den ganzen Beitrag lesen…

FİTNE ve Erkeklerin En Çok Kaybettikleri Sınav

FİTNE ve Erkeklerin En Çok Kaybettikleri Sınav

Yazan: Ekrem KELEŞ

“Benden sonra erkeklerin en çok kayba uğrayacakları sınav, kadınlar konusundaki sınavdır.”

Alışılmışın dışında bir meâlle sunduğumuz yukarıdaki hadis, genellikle Türkçe’ye “Erkeklere kendimden sonra kadınlardan daha zararlı bir fitne bırakmadım.” (Buhari, Nikah 17; Müslim, Zikr 97, (2740)ifadeleriyle aktarılmaktadır.

Ancak bu hadisin çevirisinde göz önünde bulundurulması gereken önemli bir nokta bulunmaktadır.

O da, fitne kelimesinin Türkçe’de kullanıldığı anlamın, hadiste kullanılan anlamdan çok farklı olmasıdır.

Bu sebeple Arapça’daki anlamı özellikle de hadisin söylendiği dönemdeki anlamı dikkate alınmadan ‘fitne’ kelimesi Türkçe’ye, olduğu gibi fitne olarak çevrildiği zaman kanaatimizce önemli bir anlam kayması ile karşı karşıya kalınacaktır.
Den ganzen Beitrag lesen…

Bir Babanın Yeni Evlenen Kızına Nasihati

Bir Babanın Yeni Evlenen Kızına Nasihati

Yazan Ahmed Kılıçkaya

Âlemlerin Rabbi olan Allah’a Hamdolsun ve Resullerin Efendisine, Onun Âline, Ashabına ve onlara iyilikle tabi olanlara Ahiret Günü’ne kadar, Salât ve Selam olsun…

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerine olsun,

Canım kızım!

Evlilik; insanın yaşantısında hem dünya hayatı hem de ahiret hayatı açısından çok mühim bir dönüm noktasıdır. Önemini ve sorumluluğunu iyi anlar ve değerlendirirsen bu dönüm noktası iki cihan saadetine vesile olur.

Aksi halde insan ve cin şeytanlarının vesveselerine ve heva-hevese uyarsan çok kötü bir tecrübe olur.

Bu nedenle dünya ve ahiret saadetinizi düşündüğüm ve Allah’tan dilediğim için, dikkate alıp hayatında uygularsan çok yararını göreceğin bir nasihatta bulunmak istedim. Allah hayırlara vesile kılsın.

Den ganzen Beitrag lesen…