Archive for the Category Aile Hayatımız

 
 

Çeyrek Tesettürlü Bayanlar

Çeyrek Tesettürlü Bayanlar

İnsanı, hayatı ve tüm kâinatı yaratan Allah(cc), bunları kendi haline bırakmamış, belli bir nizama tabi kılmıştır. Görüyorsunuz, hayatın başlangıcı ve bitimi yani ecel onun elindedir.

Kainat da onun çizdiği yörüngede seyri seferine aynen devam etmekte gördüğünüz gibi.

İnsanoğluna gelince, insan kendisine verilen irade ile, tüm sosyal hayatında, ibadetlerinde, yemesinde içmesinde, kılık kıyafetinde, “seçme” hakkına sahip olmuş, onu da yaratan Rabbimiz, “benim çerçevesini çizdiğim ve razı olacağım şekilde yaşa” demiş.

İşte tesettür, kadın olsun erkek olsun her Müslümanın harfiyen uymak zorunda olduğu Allah(cc)’ın emirlerinden bir emirdir. İtaat edenlerden razı olduğu, hayati bir emridir.
Den ganzen Beitrag lesen…

Çocuklarımız Kime Emanet ?

Çocuklarımız Kime Emanet ?

Yazan Hamza Karahan 

Yüce Allah(cc), insanoğlunu en güzel şekilde yaratmıştır ve bu değerli varlığı eğitim ve öğretime meyilli kılmıştır. Eğitim vasıtası olarak da Kalem’i yaratmıştır.

Pedagoglar insanın eğitime başlama döneminin, henüz dünyaya gelmeden, anne karnında başladığını söylerler. Ki bu bir bakıma doğru, ancak eksik bir bilgidir.
Den ganzen Beitrag lesen…

Yılbaşı Gavur İşi

Yılbaşı Gavur İşi

Yazan Dr. Abdurrahim ŞEN    

Allah Resulü (sas) Dar-ul beka ’ya göç etmeden önce ümmetinin başına gelecek felaketler hakkında bir takım haberler vermişti.

Bunların en çarpıcı olanı kuşkusuz Buhari’nin sahihinde geçen şu hadisi şeriftir:

“Hiç şüphesiz siz, kendinizden önceki milletlerin yoluna adım adım, karış karış, tıpatıp uyacaksınız. Öyle ki onlar keler (kertenkele) deliğine girseler, siz de girmeye kalkışacaksınız.”

Bunun üzerine sahabe Resulullah (sas)’e Hıristiyan veya Yahudileri ima edip etmediğini sorunca, Resulullah (sas) da sesini yükselterek, “ya kim olacaktı?” diye cevap vermiştir. (Buhari, Tecrid, 9/1410.)
Den ganzen Beitrag lesen…

Seni Yaratana Kurban Olayım..

Seni Yaratana Kurban Olayım.. 

Dünya hayatımıza ve tüm sosyal ilişkilerimize yön veren Rabbimiz, hayat nizamımız olan İslam’la, o kadar mükemmel sistemler, ölçüler ve kriterler ortaya koymuş ki, ona hayran olmamak mümkün değil.

İslam’ın sahibi, alemlerin Rabbi şanı yüce Allah(cc), bunları Kur’an ve Resulü Hz.Muhammed (sas) in Sünnetinde deklare etmiş ve mutlak itaatle, bizlerden itaat istemiştir.

İşte Kur’an ve Sünnette ifade edilen bu hükümler, “Söz/Lafız ve Mana ekseninde”, Arapça harflerle bize ulaşmış, teslimiyetimiz istenmiştir.

Rabbimizden gelen her bir emir ya da nehiy/yasak, Arapça harflerle oluşturulan “kelimeler” ve Mefhumlarda ifade edilmiş, sözlük anlamı değil, “Istilahi anlamı” ile bizi mesul tutmuştur.

Bu nedenle, “İstilahi mana yani anlam hamallığı yapan her bir söz/lafız ya da kelimeyi” aynen Kur’an ve Sünnette geçen yani kastedilen manada kullanmak bize farz kılındı.
Den ganzen Beitrag lesen…

Eşler Arası Sevgisiz Hayat

Eşler Arası Sevgisiz Hayat

İçinde yaşadığımız şu zaman diliminde, toplumumuz ve onun bireyleri neden bu kadar mutsuz ve neden yüzler hiç gülmüyor ya da gülen gözlere, gülen yüzlere niçin bu kadar çok hasret kaldık?

Özellikle de aile hayatında, eşler arası ilişkilerde bu durum, çok daha belirgin bir hal almış. Kapitalizm ve onun seküler sistemi, ne yaptı da bizi bu hale getirdi?

Ailenin iki temel direği olan anne baba yani eşler arası asık suratlar, süreklilik gösteren kızgın ve kırgın ilişkiler, bağrışmalar, bir sevgisizliğin işareti değil de nedir?

Sevgi olmayınca, saygı hiç olmaz. Sevgi ve saygıdan mahrum bu ilişki yumağının ipi, bir noktadan sonra, bu aşırı gerilmeye dayanamaz ve kopar.
Den ganzen Beitrag lesen…

Başörtülü Bayan Vekiller, Gelin İstifa Edin

Başörtülü Bayan Vekiller, Gelin İstifa Edin

31 Ekim 2013 tarihi, bu toplumun 90 yıllık Cumhuriyet tarihi içinde, birilerine göre sanki “Tarihi dönemeç ya da bir Kırılma noktası adeta bir dönüm noktası” oldu.

Peki ne oldu da bu güne adeta bir “tarihi gün, hatta bir milat” olarak itibar edildi?

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’ inde görev yapmakta olan ve bu sene Hacca gidip gelen kadın Milletvekillerinden, Konya, Mardin, Kahramanmaraş ve Denizli Milletvekili 4 bayan vekil, “bu tarihten itibaren başlarını örterek Meclis oturumlarına katılmaya” karar vermişler.

Malumunuz buna benzer bir sevinç çığlıkları, “Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan bayan personelin kılık ve kıyafetine dair yönetmelik’ te değişiklik” yapılıp 2013 Ekim ayının ikinci haftası içinde Resmi Gazete’ de yayımlanıp yürürlüğe girdiğinde de gösterilmişti.

Ben ise, onların hayrını isteyen ve yaşça kendilerinden çok büyük bir abileri olarak, başını örten bu bayan vekillere diyorum ki;

“Bu sevinç çığlıkları atan, bu günü milat sayanlara aldırmadan, gelin şu Milletvekilliğinden istifa edin..”

“Peki neden istifa edelim Bekir abi ?” sorunuzun cevabını vermeden önce, sizlere bir hatırlatmada bulunmak istiyorum.
Den ganzen Beitrag lesen…

Başı Örtülü Bayan Vekiller

Başı Örtülü Bayan Vekiller

Başörtüsü ile alakalı olarak, onlarca yıldır Türkiye’de birçok şeyler olup bitmektedir. Bu konuda da, yapılan “zulüm ve işkencelerin” haddi hesabı yoktur.

Bunun acısını bil fiil yaşayan bacılarımızın yanında, “kalbinin derinliklerinde bu acıyı hisseden, dile getiren, çare arayan” onbinlerce insanımız da vardır.

Kimi vaazlarıyla, kimisi kitaplar neşrederek, ilim ehli ve yazar Ahmed Kalkan hocamız da, tesettürle ilgili birçok makalesinde olduğu gibi, yine alıntısını yaptığımız aşağıdaki makalesinde de “Hacı vekillerin başörtüsü” ile ilgili duygu ve düşüncelerini dile getirdi.
Den ganzen Beitrag lesen…

Ölmeden Önce, Öldükten Sonra

Ölmeden Önce, Öldükten Sonra

Ey Müslüman, ölümle kapanan amel defterini, daha dünyada iken senden güzel hiç kimse dolduramaz unutma.

O halde nefsimize de gelmesi çok çok yakın, kim bilir belki de yarından da yakın olan ölüm ve onun meleği Azrail(as) “Haydi sıradaki..” demeden önce, Allah(cc)’ın razı olacağı bir kul olarak yaşamanın yollarına düşelim inşaAllah.

Yoksa vay halimize vay.
Den ganzen Beitrag lesen…

Damat ve Gelin Adayları, Bu Yazıyı Mutlaka Okuyun

Damat ve Gelin Adayları, Bu Yazıyı Mutlaka Okuyun

Evlenmek, kız yada erkek için “farz” değil ama “sünnet” tir. Hem de bir çok derde derman olan bir mükemmel bir ilaçtır.

Ama içinde yaşamakta olduğumuz şu İslam’ın sosyal, siyasal bir hayat nizamı olarak tatbik edilmediği “Cahiliye toplumu” nda evlilik, adeta “Farz kere farz” olmakta.

Neden mi?

Ciğeri kapı önündeki sandalyeye koyan kasap kediye hiç mi hiç kızmasın. Aklıyla değil, içgüdüsüyle hareket eden kedinin ciğere saldırması ve onu kaçırması kaçınılmazdır.

Adeta hayvanlaşan yani aklı ve İslami fikriyle değil, cinsel içgüdüleriyle hareket eden kuş beyinli erkekler ve kadınlar da, “vahşi kedigiller” gibi davranacak, “helal ve haram” hiç umurlarında olmayacak ve “harama uçkur çözmek” söz konusu olacaktır.
Den ganzen Beitrag lesen…

Çeyrek Tesettür ya da Başörtülü Çıplaklar

Çeyrek tesettür, gerçek tesettüre karşı, ya da Başörtülü Çıplaklar..

Yazan Ahmed Kalkan

Makyajın rengine uygun bir başörtüsü ya da başörtüsüne uygun renk ve biçimde bir kıyafet; “başörtüsü modası” denilen yeni bir moda türedi bu günlerde..

Her dışarıya çıkmadan önce ütüden geçirilen, ayna karşısında yarım saat uğraşılarak takılan, kendisine verilen para ile Afrika'da bir kadının hayat boyu kendini tümüyle örtecek giysi alabileceği bir aksesuar oldu adeta başörtüsü.
Den ganzen Beitrag lesen…