Archive for the Category Aile Hayatımız

 
 

Namaz Kılmayan Eşiyle İmtihan Olan Mü’mine Hanıma

Namaz Kılmayan Kocasıyla İmtihan Olan Mü’mine Hanıma

Bir ailede erkek, arabanın ön tekeri gibidir. Ön teker nereye giderse, arka tekerde oraya gider. Rabbimiz erkeğe “Ailenin reisisin” demiş. Dolayısıyla reis; eşinin hem kocası hem de hocası olmak zorundadır.

Yani Allahu Teala’nın bize nasip ettiği hanımlarımız, ister dini konularda, ister sosyal konularda bir çok şeyi biz erkeklerden öğrenirler. Bu bazen fikirlerimize bakarak, bazen de fiillerimize bakarak öğrenirler.

Ama gel gör ki şu içinde yaşadığımız zaman diliminde binlerce aile reisi erkek, İslam’dan ve İslami şahsiyet sahibi bir koca olmaktan fersah fersah uzaklar.
Den ganzen Beitrag lesen…

Ölüm Korkusu ve Bununla Baş Etmenin Yolları

Ölüm Korkusu ve Bununla Baş Etmenin Yolları

Ölüm korkusu üzerine doktorası olan Doç. Dr. Murat Yıldız’a göre, bu tamamen fıtrî bir his. Ancak çaba gösterilmesi halinde rahatlıkla üstesinden gelinebilir. Bunun yolu da ölümü unutmaktan değil, sık sık hatırlamaktan geçiyor.

Doç. Dr. Murat Yıldız, ölüm korkusu üzerine yüksek lisans ve doktora yapmış bir akademisyen. ‘Ölüm Kaygısı ve Dindarlık’ adında bir de kitabı var. Yıllardır bu konuyu çalışıyor.

Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Din Psikolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi olarak çalıştı.

Şimdilerde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde Edebiyat Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Başkanı olarak görev yapıyor. Kendisiyle ölüm korkusunu ve bu korkuyla baş etmenin yollarını konuştuk.
Den ganzen Beitrag lesen…

Kız Çocuğunun Tesettüre Alıştırılması Nasıl olmalı?

Kız Çocuğunun Tesettüre Alıştırılması Nasıl olmalı?

Nureddin Yıldız hocanın bu soruya cevabı aşağıdadır

SORU: Sayın hocam kız çocuklarında tesettür kaç yaşında başlar ve avret yerleri kız çocuklarında yaşına göre değişir mi? Yani kız çocuğu kısa kollu gömlek giyinebilir mi?

CEVAP: Kız çocukları, kundaktan çıktıktan sonra ‘Müslüman Kız’ gibi giydirilmelidirler.
Den ganzen Beitrag lesen…

Erkekleşmeye Meyilli Tesettürlü Kadınlar

Erkekleşmeye Meyilli Tesettürlü Kadınlar

Yazan Selma Ülger

İslam’ın gözünde sen değerlisin iffetli bacım. Süslerini dışarıya yansıtmayacak, kendini teşhir etmeyecek kadar değerlisin.

İşte bu yüzdendir senin süslerini saklayışın, namahreme karşı teşhir olmayışın..

Senin yüzün, İslam’ın sancağında gölgelenen bir nur.
Den ganzen Beitrag lesen…

İsra, Miraç ve Bir Evlattan Babaya Vefa

İsra, Miraç ve bir evlattan Babaya Vefa 

Sevgili’den haber var

Yazan Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu   23 Mayıs 2014 Cuma

Pazar gecesi Miraç kandili. Bilindiği gibi Peygamberimiz (sav) 52 yaşındayken bir gece Mekke'deki evinden alınıp önce Kudüs'e oradan da yücelere -Sema'ya- kaldırılmıştır.

Bu, Yüce Allah'tan gelen davetti. Yüceler yücesi olan Allah, en sevdiğini davet ediyordu. Hiçbir insana nasip olmayacak en şerefli mekâna.
Efendimiz' in (sav) bu yolculuğuna İsra-Miraç yolculuğu adını veriyoruz.

İsra; Mekke ile Kudüs arasındaki yolculuğa, Miraç ise Kudüs'ten göklere olan yolculuğa denilmiştir.
Den ganzen Beitrag lesen…

İdam Değil, İslam Nizamını Uygulayacak Bir İslam Devleti İstiyoruz

İdam değil, İslam Nizamı istiyoruz

Yazan Musa Bayoğlu

Türkiye ve Dünya gündeminde yaşanan her yeni olay, bize İslam Nizamına olan ihtiyacı tekrar tekrar hatırlatıyor.

İnsanların feryatları arşı alayı inletirken, çözüm adına yöneticiler, akademisyenler, sosyologlar, toplum bilimciler hiç bir derde derman olmayan açıklamalarda bulunuyorlar.

Kars’ta cep telefonu satışı yapan babasına yemek götürmek üzere evinden çıkan 9 yaşındaki Mert Aydın, bir çöplükte tecavüze uğramış ve öldürülmüş olarak bulunuyor.

Kars halkı ayakta, Türkiye şokta…
Den ganzen Beitrag lesen…

Çeyrek Tesettürlü Bayanlar

Çeyrek Tesettürlü Bayanlar

İnsanı, hayatı ve tüm kâinatı yaratan Allah(cc), bunları kendi haline bırakmamış, belli bir nizama tabi kılmıştır. Görüyorsunuz, hayatın başlangıcı ve bitimi yani ecel onun elindedir.

Kainat da onun çizdiği yörüngede seyri seferine aynen devam etmekte gördüğünüz gibi.

İnsanoğluna gelince, insan kendisine verilen irade ile, tüm sosyal hayatında, ibadetlerinde, yemesinde içmesinde, kılık kıyafetinde, “seçme” hakkına sahip olmuş, onu da yaratan Rabbimiz, “benim çerçevesini çizdiğim ve razı olacağım şekilde yaşa” demiş.

İşte tesettür, kadın olsun erkek olsun her Müslümanın harfiyen uymak zorunda olduğu Allah(cc)’ın emirlerinden bir emirdir. İtaat edenlerden razı olduğu, hayati bir emridir.
Den ganzen Beitrag lesen…

Çocuklarımız Kime Emanet ?

Çocuklarımız Kime Emanet ?

Yazan Hamza Karahan 

Yüce Allah(cc), insanoğlunu en güzel şekilde yaratmıştır ve bu değerli varlığı eğitim ve öğretime meyilli kılmıştır. Eğitim vasıtası olarak da Kalem’i yaratmıştır.

Pedagoglar insanın eğitime başlama döneminin, henüz dünyaya gelmeden, anne karnında başladığını söylerler. Ki bu bir bakıma doğru, ancak eksik bir bilgidir.
Den ganzen Beitrag lesen…

Yılbaşı Gavur İşi

Yılbaşı Gavur İşi

Yazan Dr. Abdurrahim ŞEN    

Allah Resulü (sas) Dar-ul beka ’ya göç etmeden önce ümmetinin başına gelecek felaketler hakkında bir takım haberler vermişti.

Bunların en çarpıcı olanı kuşkusuz Buhari’nin sahihinde geçen şu hadisi şeriftir:

“Hiç şüphesiz siz, kendinizden önceki milletlerin yoluna adım adım, karış karış, tıpatıp uyacaksınız. Öyle ki onlar keler (kertenkele) deliğine girseler, siz de girmeye kalkışacaksınız.”

Bunun üzerine sahabe Resulullah (sas)’e Hıristiyan veya Yahudileri ima edip etmediğini sorunca, Resulullah (sas) da sesini yükselterek, “ya kim olacaktı?” diye cevap vermiştir. (Buhari, Tecrid, 9/1410.)
Den ganzen Beitrag lesen…

Seni Yaratana Kurban Olayım..

Seni Yaratana Kurban Olayım.. 

Dünya hayatımıza ve tüm sosyal ilişkilerimize yön veren Rabbimiz, hayat nizamımız olan İslam’la, o kadar mükemmel sistemler, ölçüler ve kriterler ortaya koymuş ki, ona hayran olmamak mümkün değil.

İslam’ın sahibi, alemlerin Rabbi şanı yüce Allah(cc), bunları Kur’an ve Resulü Hz.Muhammed (sas) in Sünnetinde deklare etmiş ve mutlak itaatle, bizlerden itaat istemiştir.

İşte Kur’an ve Sünnette ifade edilen bu hükümler, “Söz/Lafız ve Mana ekseninde”, Arapça harflerle bize ulaşmış, teslimiyetimiz istenmiştir.

Rabbimizden gelen her bir emir ya da nehiy/yasak, Arapça harflerle oluşturulan “kelimeler” ve Mefhumlarda ifade edilmiş, sözlük anlamı değil, “Istilahi anlamı” ile bizi mesul tutmuştur.

Bu nedenle, “İstilahi mana yani anlam hamallığı yapan her bir söz/lafız ya da kelimeyi” aynen Kur’an ve Sünnette geçen yani kastedilen manada kullanmak bize farz kılındı.
Den ganzen Beitrag lesen…