İsrail Muharip Devlet ve Devletlerarası Ticaret
İsrail Muharip Devlet ve Devletlerarası Ticaret
Bizleri İslam ile şereflendiren Âlemlerin Rabbi, mülkün sahibi, Şanı yüce Allah’a sonsuz defa hamd olsun.
Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi en başta ölçü ve örnek Rasul Hz. Muhammed’in, ehli Beytinin, güzide Ashabının, İslam ümmetinin ve sizlerin üzerine olsun.
Resmi kurumlar ya da özel sektör şirketleri, “ihtiyaçlarını giderme veya problemlerini çözme” konusunda, bu sektörde iş yapan kişi ya da firmalardan, “bir bedele mukabil” destek alırlar.
Bu da bir çeşit TİCARETTİR, bir ticari faaliyettir.
Bu destek bazen, Üretici firmadan “MAL ALIMI” şeklinde olur. Bazen de “işinin ehli” kişi ve firmadan “HİZMET ALIMI” şeklinde kendini gösterir.
Bu ticari faaliyet “Devletlerarası ilişkilerde” de çok çok söz konusu olmaktadır. Rasulullah (sas) efendimiz de bir Devlet Başkanı olarak, çevresindeki diğer devletlerle bu tür TİCARİ İLİŞKİLER kurmuştur.
O dönemde İSLAM DEVLETİ ve onun Devlet Başkanı şanlı Rasul (sas), ticari ilişkilerinde, kendilerine karşı “düşmanlık gösteren ve savaşan (MUHARİP)” devletler ile “düşmanlık göstermeyen ve savaşmayan” Devletler arasında bir ayırım yapıyor, bir farklı tavır ortaya koyuyordu.
Yani Müslümanlarla savaşan (muharip) bir devlet ile savaşmayan devleti aynı kefeye koymuyordu.
Şanı yüce Allah (cc) bu konuda da ne dediyse, ne emrettiyse ya da neyi nehyettiyse Rasulü de ona harfiyen uyuyordu.
“Farz ve Haram” sınırları Rasululah (sas) ve Ashabı için MUTLAK ÖLÇÜLER idi. Bu ölçüler ve efendimizin (sas) bu konularda Medine’de 10 yıl boyunca pratik olarak ortaya koyduğu ameller “İSLAM SAVAŞ HUKUKU” nun adeta temel taşları oldu.
Rasulullah (sas) efendimiz’ in Müslüman olmayan ve “MIZRAK TİCARETİ” yapan bir amcaoğlu vardı. Adı; Nevfel b. Haris.
Bu kişi İslam düşmanlarına bol bol MIZRAK satışı yapıyordu.
Nevfel, BEDİR GAZVESİ’nde İslam ordusuna karşı savaşırken ESİR ALINDI. Rasulullah (sas) kendisinden “KURTULUŞ FİDYESİ” olarak “Cidde’deki mızraklarını” vermesini istedi.
Nevfel ise “Onların varlığını hiçbir kimseye söylemediği halde” bu sırrı efendimizin (sas) bilmesine çok çok şaşırarak Müslüman oldu.
O gün Nevfel, KURTULUŞ FİDYESİ olarak 1000 mızrak vermiş, daha sonra ise bir Müslüman olarak HUNEYN GAZVESİ’ne de 3000 mızrakla yardımda bulunmuştur. (İbn Sa‘d, IV, 46-47)
Geldik 2025 yılının Ağustos ayına..
07 Ekim 2023 den bu güne kadar sadece Gazze halkına karşı değil, tüm Müslümanlara ve tüm insanlığa karşı savaş halindeki KATİL İSRAİL’ in yani bu MUHARİP vampirin, UÇAK, HELİKOPTER, TANK GİBİ ASKERİ ARAÇLARI için bol miktarda PETROLE ihtiyacı vardır.
Yukarıda TİCARET’ ten bahsederken; “Üretici firmadan “MAL ALIMI” ya da “işinin ehli” kişi ve firmadan “HİZMET ALIMI” şeklinde kendini gösteren ticari faaliyetler de vardır demiştim.
Acı ama bir gerçektir ki; kendisiyle kanlı bıçaklı savaş halinde olduğumuz MUHARİP katil Devlet İsrail, UÇAK, HELİKOPTER, TANK GİBİ ASKERİ ARAÇLARI için ihtiyaç duyduğu PETROLÜ, “Üretici Firma/Devlet” olarak can ciğer dostu Azerbaycan’ dan almakta..
Üretici firma malını sattı da, bu mal uçaklarla taşınabilecek bir ürün değil.. Ya karadan ya da denizden “dostuna” ulaştırması lazım değil mi?
İşte bu noktada Azerbaycan Devlet Başkanı İlham ALİYEV, hizmet sektöründe faaliyet gösteren bir firma misali, ürettiği petrolü BAKÜ – TİFLİS – CEYHAN BORU HATTI üzerinden tabii ki , “BİR BEDELE MUKABİL” taşıması için Türkiye’ den ricada bulunuyor.
“İki devlet tek millet gardaş Azerbaycan bizden kırk yılın başı bir ricada bulundu, kırmak olmaz..” diyen Devlet aklı hemen icraata başlıyor, Ceyhan’a ulaşan Petrol, tankerlerle hedefine ulaştırılıyor.
Peki, ya bu HİZMET TİCARETİ’ nin bedeli ne?
Türkiye’ nin Azerbaycan petrolünü GAZZE KATİLİ ülkeye gönderilmesine karşı çıkan bazı Milletvekillerine hitaben, 15 Kasım 2024 günü TBMM Genel Kurulu’nda AKP Grup Başkanvekili Özlem ZENGİN dedi ki:
“Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’dan bu konuda bilgi aldım, BAKÜ-CEYHAN BORU HATTI’ ndan şu anda GÜNLÜK 700 BİN VARİL petrol akmakta. Türkiye’nin bu hattan geçen petrollerle alakalı bir dahli söz konusu değil. Biz Türkiye olarak bu boru hattının işletmesiyle mükellefiz yani İÇİNDEN GEÇEN PETROLE bizim bir dahlimiz söz konusu değil. Nihayetinde buradan elde edilen gelir ‘VARİL BAŞINA 1 DOLAR 27 SENT’ civarındadır..”
Neymiş? ‘VARİL BAŞINA 1 DOLAR 27 SENT’… İyi para (!)
O zaman şu soruyu soralım:
Rasulullah (sas)’ in Medine’ de kurduğu İSLAM DEVLETİ ile “Demokratik Laik tam Kapitalist Azerbaycan ve Türkiye Devleti” nin, bu MUHARİP ve KATİL İsrail Devleti ile kurduğu TİCARİ İLİŞKİLER arasındaki devasa fark NEREDEN kaynaklanmaktadır?
Her üç devletin de KURULUŞ AKİDESİNDEN kaynaklanmaktadır kardeşlerim.
Medine’ deki İSLAM DEVLETİ’ nin temeli İSLAM AKİDESİ üzerine kurulu iken, diğer iki Devlet, temel taşı olarak LAİKLİK AKİDESİNİ benimsemişlerdir.
İslam Akidesi, ticari ilişkileri “Helal ve Haram” ekseninde kurmayı emrederken, Laiklik Akidesi “Menfaatçilik” ekseninde ticaret yapmayı benimsemiştir.
Basit bir örnek vermek gerekirse Türkiye, yurt dışından yıllık 10.000 ton civarında DOMUZ ETİ ithalatı yapmaktadır.
Keza yine Ticaret Bakanlığı resmi verilerine göre; Alkollü içecekler İHRACATI, 2022 yılında, bir önceki yıla göre değer bazında % 23,1 artarak 112,4 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir.
Elbette ki katillere petrol nakli ile elde edilen para, Alkol ihracatından elde edilen paradan, takdir edersiniz ki çok çok farklıdır.
Peki, bu konuda da bir KÖKLÜ ÇÖZÜM var mı?
5 kere gidip 6 kere geri gelen fötr şapkalı bir Cumhurbaşkanı vardı.. Derdi ki: “Demokraside çare tükenmez..”
Bire gafil, Demokrasinin kendisi pisliktir.. Pislikten çare olur mu?
Müslümanlar olarak biz diyoruz ki; “İslam’da asla çare tükenmez.. Çünkü İslam’ın sahibi şanı yüce Allah’tır. Kaynağı, Kur’an, Sünnet ve bunların işaret buyurduklarıdır..” Elhamdulillah Elhamdulillah.
Dolayısıyla bir kere daha cümle âleme haykırıyor ve diyoruz ki;
“Yegâne doğru ve KÖKLÜ ÇÖZÜM, İslam Akidesinin amir bir hükmü olan, İslami bir vasfa haiz yepyeni bir devlet kurmaktır.”
Yani; “Arz üzerinde İslamiyet’i tekrar HÂKİM, HAKEM ve HÜKÜMRAN kılacak, yitik malımız TOPLUMSAL İSLAM HAYATINI yeniden başlatacak, Cihaddan cihada koşacak, Gazze katillerini ve efendilerini haritadan silecek İSLAM DEVLETİ’ ni tekrar kurmaktır…”
Bu farzı, örnek ve ölçü Rasul Hz. Muhammed (sas) Medine’de inşa etmiş ve İslam Devlet Başkanı iken Rabbine kavuşmuştur..
“Onların aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet, onların arzularına uyma, Allah’ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmamaları için onlardan çok sakın..” (Maide suresi 49)
Emrini sağlığında efendimiz (sas) uygulamış, vefatı sonrasında iktidarı sevk ve idare eden Rasulullah’ ın SİYASİ PARTİSİ üyeleri olan ASHABI KİRAM, özellikle “Hulafa-i Raşidin” döneminde en mükemmel şekilde icra etmeye çalışmışlardır.
Rabbim onlardan razı olsun.
Rabbim bize de aynı “Hulafa-i Raşidin” dönemindeki gibi bir devlet ve o güzel adil insanlar gibi DEVLET ADAMLARI olmayı nasip etsin.
Şeftali çekirdeği, toprakla alaka kurmaya başladığında, önce fidesi, sonra fidanı ve ağacı, en sonunda da o leziz mükemmel şeftali meyvesi ortaya çıkar değil mi kardeşlerim?
Toprakla alakası kurulmayan çekirdek kurur gider..
İslam akidesi ile nefislerimiz arasında ne kadar mükemmel bir alaka kurulursa, o kadar mükemmel bir “Salih ve Saliha Kullar” meyvesi ortaya çıkar..
Bu alakayı kurmayanlardan ise faiz kolikler, alkolikler, baldırı çıplaklar, gaspçı asalak gençlik, uyuşturucu bağımlısı tipler, Demokrasi ve Laiklik meftunu şahsiyetler çıkar..
Sonrada bunlar kalkarlar; “1 DOLAR 27 SENT” için 10 tombalak aşarlar..
“Ey Rabbim, bu makalemi okuyan, anlayan, benimseyen ve paylaşan tüm Müslümanlara, son nefeslerine kadar şahit, son nefeslerinde de o müjdelenen İSLAMİ DEVLET de şehit olmayı nasip eyle..”
Sevgi, saygı ve muhabbetlerimle
Bekir Yetginbal – 01 Ağustos 2025
Tags: