İran İsrail Dalaşı Küçük Resimdir Sen Büyük Resme Bak Müslüman

İran İsrail Dalaşı Küçük Resimdir Sen Büyük Resme Bak Müslüman

Bizleri İslam ile şereflendiren Âlemlerin Rabbi, mülkün sahibi, Şanı yüce Allah’a sonsuz defa hamd olsun.

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi en başta ölçü ve örnek Rasul Hz. Muhammed’in, ehli Beytinin, güzide Ashabının, İslam ümmetinin ve sizlerin üzerine olsun.

BİR HABER:

İsrail’in İran’a yönelik 13 Haziran 2025 Cuma gününün ilk saatlerinde başlattığı “Yükselen Aslan” saldırısı ve İran’ın giriştiği misilleme aralıklarla gece boyu sürdü.

İsrail’in saldırılarında aralarında İran Genelkurmay Başkanı Bakıri ile Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Selami gibi üst düzey askeri yetkililer ve eski İran Atom Enerjisi Başkanı Feridun Abbasi ve İslami Azad Üniversitesi Rektörü Muhammed Mehdi Tehrançi’nin de aralarında bulunduğu 9 nükleer bilim insanı saldırılarda hayatını kaybetti.

Toplamda en az 178 kişi hayatını kaybetti, çoğunluğu sivil 320 kişi de yaralandı. (Kaynak: Tüm Haber siteleri)

Değerli Müslümanlar ve ey Davetçi gençler

İsrail’ in İran’a yaptığı bu saldırı yani bu dalaş, ne ilktir ne son olacaktır. Daha dün denilebilecek çok çok yakın bir tarihte, İran’ın Lübnan’ daki resmi partisi HİZBULLAH milislerinin ”Çağrı cihazları” içine yerleştirilmiş patlayıcılarla İsrail tarafından yapılan saldırılar unutulmuş değil.

Keza HİZBULLAH lideri Hasan Nasrallah ve ekibinin Beyrut’ ta düzenlenen saldırıda öldürülmesi ve HAMAS lider kadrosundan İsmail Haniye’ ye Tahran’da düzenlenen saldırı ve katledilmesi hafızalarımızda tazeliğini koruyor.

Peki, İsrail’ in sürekli İran’ a dalaşması, taciz etmesi, dünkü saldırılarda ise birçok yeri, şehri, tesisi yakıp yıkması, gerçekten İRAN NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLMADIN için midir?

İşte bu soruya doğru cevap verebilmek; 21. Yüzyılın bu ilk çeyreğine kadar gelişen ya da oluşan “Yeni Devletlerarası Durum ve Siyaseti” çok doğru ve isabetli bir “Okumaya” bağlıdır.

“Yeni Devletlerarası Durum ve Siyaset”; küçük küçük resimlerin de üzerinde yer aldığı “Büyük Resim” dir.

Bu nedenle yazı başlığımı; “İsrail & İran dalaşı küçük resimdir, sen büyük resme bak ey Müslüman..” olarak belirledim.

O zaman çözmemiz gereken “Kör Düğüm..” büyük resmin hakikatinin ne olduğudur değil mi?

Bu hususu, daha önceki çeşitli yazılarımda detaylıca anlatmıştım AMA faydasına binaen tekrar hatırlatma yapıp, son güncel “İsrail & İran Dalaşı” na konuyu getireceğim inşaAllah.

09 Ocak 2021 Tarihinde yazdığım; “İslam Ümmeti ve Tüm İnsanlığın Başındaki Yeni Bela, ÇİN Maskeli Beyaz Adamın YAPAY ZEKÂ DEVLETİ’ dir” başlıklı yazımın bir bölümünde demiştim ki:

“ROTHSCHİLD ailesi malumunuz bir İngiliz aile topluluğudur. Bu aile üzerinden ÇİN’de büyük bir Siyasi nüfuza sahip olan İngiltere, ÇİN’ in Güney kıyılarında bulunan HONG KONG adalar grubunu 1842 yılında almış ve 1 Temmuz 1997 de ÇİN’e iade etmiştir.

ABD’nin Silikon Vadisinde elde ettikleri tüm Teknolojik birikimini ÇİN’e transfer eden, burayı kendisi için bir ÜRETİM ÜSSÜ haline getiren ROTHSCHİLD ailesi diğer taraftan da tüm ÇİN’ lilere ait Dijital verileri YAPAY ZEKÂ ve Kuantum Bilgisayarları aracılığıyla harmanlayarak ÇİN’ i adeta kendisine tam bağlı bir Devlet haline getirmiştir.

1 Milyar 400 Milyona yaklaşan Devasa nüfusuyla ÇİN devleti adeta ROTHSCHİLD ailesinin GÜDÜMÜNDE bir Devlete dönüştürülmüştür.

Bu topraklarda “SON KARARI VERENLER” görünürde her ne kadar ÇİN’liler gibi ise de Hakikatte ŞEYTANİ PLANLARIN sahibi olan ROTHSCHİLD ailesidir artık.

Maskeli balodaki “ÇİN YÜZLÜ” adam, aslında yine Emperyalist katil, Kapitalist Beyaz adamdır…”

18. yüzyıl sonlarında, “50 adet Devletin” bir araya getirilmesi ile oluşturulan “Amerika BİRLEŞİK Devletleri / ABD” özellikle 20. Yüzyılda Küresel sermayenin ana merkezi oldu. ABD’ yi dünyanın birinci süper devleti yaptılar.

21. yüzyıla girerken artık ABD’ den vaz geçen Küresel sermayenin İngiliz aklı, ABD’ yi parçalamaya, onu adeta 50 ayrı devlete bölmeye karar verdi.

Bu amacına ulaşabilmek amacıyla hem ABD içinde “Göçmenler” üzerinde yakıp yıkmalara başlamış, hem de dünya çapında ABD maslahatlarına darbe üstüne darbe indirme gayretlerine girişmiştir.

Bu nedenle katil Donald TRUMP; “ABD’ yi parçalamalarına asla izin vermeyeceğim..” diye bas bas bağırmaktadır.

Uluslararası bu “Devasa Sermaye” sahipleri, ABD’ yi parçalama yoluna revan olmanın yanı sıra, 21. Yüzyıl başlarında kendisine yeni MERKEZ ÜS edindiği ÇİN TOPRAKLARINDA ürettikleri tüm Sanayi, Ticari, Zirai, Tıbbi vs. ürünlerin illaki dünya pazarlarına bir şekilde ulaştırılması da gerekir değil mi?

Üretim & Tüketim ekseninde, ortaya Trilyonlarca Dolar sermaye koyan, üretici şirketler ve bunların ana sermaye sahipleri için her ne kadar tüm dünya bir “Pazar” ise de, asıl ANA PAZAR adeta “Tüketim Kolik” olan AVRUPA HALKLARIDIR.

İşte, Uluslararası devasa sermaye sahibi Batılı Kapitalist şirket patronlarının, Çin topraklarında oluşturdukları yeni “Siyasal & Sosyal Sistem” 2013 yılında Dünya çapında yeni ve devasa bir proje başlattı.

Bu proje; İngilizce adıyla “One Belt One Road” (OBOR), Türkçe adıyla ise, “BİR KUŞAK, BİR YOL” projesidir.

Nedir bu devasa projenin mahiyeti ve amacı?

“Bir üretim üssü olan Çin topraklarında imalatı yapılan tüm ticari ürünleri, Batı’daki alıcılara / tüketicilere ulaştırabilmek için gereken güzergâhlar” projesidir. Diğer bir ifade ile MODERN İPEK YOLU projesidir.

Bir Asya kıtası ülkesi olan ÇİN’ den Avrupa’ya vs. kıtalara üretilen malların “En ekonomik yoldan” nakledilmesi, daima KARA PARÇASI üzerinden nakletmektir.

İşte bu karayolu ile nakletme güzergâhlarından birisi de İran’dan da geçecek olan “Çin, Afganistan, İran, Irak, Türkiye” güzergâhıdır.

Bu nedenle Çin, İran Devletini tamamen safına katmak için ona çok “büyük bir yem” atmış ve İran ile Çin arasında gelecek “25 yıl içerisinde İran’a 400 milyar dolar yatırım yapma” anlaşması imzalamıştır. Tarih 26 Mart 2021.

Akabinde yine Çin; BÜYÜK ABİ EDASIYLA iki can düşman gibi gösterilen İran ile Suudi Arabistan arasında (ABD’ye rağmen) Büyükelçiliklerin yeniden açılması, iki ülke arasındaki uçuşların tekrar başlatılması ve karşılıklı vizelerin kolaylaştırılması konularında anlaşma imzalattı. Tarih 06 Nisan 2023.

Asıl itibariyle “Küreselci çeteye/İngiliz ailelere” ait olan ve ÇİN DEVLETİNİN bir projesi imiş gibi gösterilen “BİR KUŞAK BİR YOL PROJESİ” nin çok çok önemli bir güzergâhlarından birisi de İran topraklarıdır ve Küreselciler burada “mutlaka ama mutlaka” SUKUNET istemektedirler.

Bu sükûnetin bozulması, Çin’in/İngiltere’nin asla istemediği bir şeydir.

Bozulması kimin işine yarar?

Elbette ki ABD’ nin işine yarar ve bilfiil ABD; kah Tayvan meselesiyle, kah “Pakistan Hindistan Savaşıyla” kah İsrail’e gaz vererek sürekli İran’a tokat üstüne tokat attırmakla yangına körükle gidiyor.

Bunu bilen perde arkasındaki “İran Küfür Cumhuriyeti” nin Mecusi yöneticileri, akıl babaları Çin’in/İngilizlerin telkin ve talimatlarıyla İsrail ile büyük bir savaşa girmeyi istemiyorlar.

İsteseler, İran’a İsrail’i perişan edecek silahlar verebilirler yada verdiler ama şimdilik kullanma diyorlar..

Çünkü ABD, İsrail’e yapılacak AĞIR BİR SALDIRIYI kendisine yapılacak bir saldırı sayacağını ilan etti.

Çin maskeli İngiliz aklı, ne Tayvan’ da ne İran’ da ABD ile “kendisini zayıf düşürecek” bir askeri çatışmaya girmek istemiyor. Çünkü onlar, kendileri için ANA ÇATIŞMA ve onu parçalama üssü olarak ABD topraklarını belirlediler.

Değerli Müslümanlar ve ey Davetçi gençler

İşte büyük resim & küçük resim bağlamında “Yeni Devletlerarası Durum ve Siyaset” budur, daha doğrusu ben böyle okuyorum.

Ne zaman ki inşaAllah ABD’ de bir “iç savaş” başlar, katil devlet tüm enerjini kendi içişlerine ve bekasına harcamaya başlar, işte o zaman; OSMANLI İSLAM DEVLETİ’ nin katili ve “İsrail Devleti’ nin kurucusu” İngiltere, “Artık bölgede İsrail’e ihtiyaç kalmadı..” der ve 9 Milyon yahudiyi apar topar gerisin geri ABD topraklarına gönderebilir.

İran’a önce tokat üstüne tokatlar, dünde yumruk üstüne yumruklar atan GAZZE KATİLİ İsrail; 20.770 km² yüzölçüme ve yaklaşık olarak 9.000.000 kişilik bir nüfusa sahiptir.

Emperyalizmin maşası, sadık uşağı, milyonlarca Irak ve Suriye’ li Müslümanın katili “İran Küfür Cumhuriyeti” ise 1.648.000 km² yüzölçüme ve 92.000.000 kişilik bir nüfusa sahiptir.

Yani İran’ ın; “İsrail’in 80 katı yüzölçümü ve İsrail’in 10 katı nüfusu..” vardır. Buna rağmen çok çok büyük bir ACZİYET göstermektedir.

Sahabeden Selmani Farisi’nin (ra) torunları, Hz. Ömer (ra) döneminde İslam ile tanışmışlar, asırlarca o topraklarda İslam; “hâkim, hakem ve hükümran” olmuştur.

Daha önce o topraklarda olmayan “bir düşünce ve mezhep”, Mısır’dan o topraklara transfer edilmiş, İslam dejenere edilmiş, toplumda nice insanlar, Acem topraklarının fatihi Hz. Ömer’e ve diğer sahabelere “Ağır küfürler eder” hale getirilmiş, Rasulullah (sas) efendimizin pak zevcesi ve annemiz Hz. Aişe’ ye (ranha) FAHİŞE yakıştırması yapılmıştır.

Bu gün bunu “teşvik eden ve bundan nemalanan” kimdir biliyor musunuz? İran’ ın perde arkasındaki HAKİKİ İKTİDARI olarak gördüğüm “Mecusi” elit bir ekiptir. Aynı Mısır’ daki “Kıpti” ekip, Suriye’ deki “Nuseyri” ekip gibi..

İran halkının kahır ekseriyeti, birçok hatalarına rağmen; Azerisiyle, Kürdüyle, Türküyle, Farisisiyle Müslümandır.

Onların tüyüne zarar gelmesi, başta petrol olmak üzere, yeraltı ve yerüstü servetlerinin katil İsrail tarafından yakılıp yıkılması Ümmeti Muhammed’ in aleyhinedir ve asla razı değiliz.

Onları bu zilletten kurtaracak, izzet ve şerefi onlara da geri iade edecek olan yegâne güç;

İSLAM AKİDESİNİ temel edinen, bu akidenin işaret ettiği Kur’an ve Sünnete dayalı Anayasa ve kanunları olan, dâhili ve harici tüm siyasetini İSLAM AKİDESİ EKSENİNDE icra eden bir İSLAM DEVLETİ olacaktır inşaAllah.

Bu devlet bi iznillah kurulduğunda; ne İsrail, ne İran Küfür Cumhuriyeti, ne Çin, ne İngiltere, Rusya, Avrupa, ne de katil ABD ortada kalacak, dünya Müslümanları, “Fas’tan Endonezya’ ya kadar” TEK ÜMMET, TEK DEVLET olacaklardır.

Bu bizim için “zor ve imkânsız” bir şey değildir. Çünkü Rabbimiz bize “zor ve imkânsız” hiç bir şey emretmedi..

Hele ki bizler, onun NUSRETİNİ hak edecek salih ve saliha kullar olur ve Rabbimiz de “yardım üstüne yardımlar” gönderirse asla ve kat’a sırtımız yere gelmez değil mi güzel insanlar?

Bu nedenle diyorum ki kardeşlerim ve ey Davetçi gençler, gelin; “Büyük resim & Küçük resim” ekseninde Dünya ve bölge siyasetlerini AYDIN BİR BAKIŞ AÇISIYLA doğru ve isabetli okuyalım..

Yegâne “doğru ve köklü çözümleri” ortaya koyalım. Bu ise ancak ve ancak İSLAMİ bir feraset ve basiretle mümkündür..

Rabbim bizlere, İSLAM OTORİTESİNİ dört dörtlük tesis edecek İSLAMİ bir “DEVLET KURMA” salih ameline memur eylesin.

Bizlere NUSRET ile İSLAMİ BİR DEVLET sahibi olmayı, bu şanlı Devletimizin ilan edeceği CİHAD yoluyla İSLAM RİSALETİNİ tüm dünyaya “hâkim, hakem ve hükümran kılmayı”, başta İran olmak üzere tüm İslam topraklarını tekrar kurtarmayı, oralarda “Kelime-i Tevhid” bayrağını dalgalandırmayı nasip etsin. Amin

Unutmayalım ki kardeşlerim İslam’a göre;

İSLAM ASLA DEVLETSİZ OLMAZ

BİR DEVLET DE ASLA İSLAMSIZ OLAMAZ..

“Ey Rabbim, bu makalemi okuyan, anlayan, benimseyen ve paylaşan tüm Müslümanlara, son nefeslerine kadar şahit, son nefeslerinde de o müjdelenen İSLAMİ DEVLET de şehit olmayı nasip eyle..”

Sevgi, saygı ve muhabbetlerimle

Bekir Yetginbal – 14 Haziran 2025


Tags:

 
 
 

Bir cevap yazın