Sevgililer Gününde Sevgimizi ve Değerlerimizi Harcıyorlar

Sevgililer Gününde Sevgimizi ve Değerlerimizi Harcıyorlar

Kalpteki sevgi önce Allah ve Resulünden başlamalıdır. Zira sevgi olmadan iman olmaz, iman olmadan da itaat ve ibadet olmaz. Rabbimiz şöyle buyuruyor;

‘‘Resulüm de ki, eğer siz Allah’ı seviyorsanız hemen Bana uyun ki, Allah’ta sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.’’ (Ali İmran 31)

‘‘Ve kalplerinin arasını sevgi ile birleştirdi. Yoksa yeryüzünde ne varsa hepsini harcasaydın, yine onların kalplerini birleştiremezdin. Fakat Allah onların arasını sevgi ile birleştirdi.’’ (Enfal 63)

‘‘İnanıp Salih amel işleyenler için Rahman, gönüllere bir sevgi koyacaktır.’’ (Meryem 96)

‘‘Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de Onun delillerindendir.’’ (Rum 21)

Bu ve buna benzer birçok ayette Rabbimiz sevginin önemini ortaya koymuş ve buna teşvik etmiştir. Başta da dediğimiz gibi sevgi olmadan iman oluşmaz, iman oluşmadan itaat ve ibadet oluşmaz, itaat ve ibadet oluşmadan da başka insanlara karşı sevgi ve merhamet oluşmaz.

İslam sevgiye bu derece teşvik etmiş olmasına rağmen, kapitalist sistem bu sevgiyi istismar etmektedir.

Rabbimiz GERÇEK sevginin karşılığında Cenneti vaat ederken, kapitalizm YAPMACIK sevgi ile ilişkilerimizi zedelemektedir ve sevgi gibi yüce bir duyguyu maddiyata bağlamış, bunu cazip ve çekici göstermek için, bunun adını da ‘Sevgililer Günü’ olarak adlandırmıştır.

Böylece ondan daha çok kazanç sağlayabilmektedir. Sevgililer günü, Kapitalist sistemin, çılgınca tüketmek için kullandığı günlerden biridir. Tıpkı ‘Anneler günü’, ‘Babalar günü’ nde olduğu gibi..

Sevgililer günü aslında Roma Katolik kilisesinin inanışına dayanan ve bu günde insanlar, Pagan ve Hıristiyan âdetine göre ‘kutsal’ sayılan bir Hıristiyan bayramıdır.

İnsanlar bu günü kutlarken hem Hıristiyanların bayramını kutlamış oluyorlar, hem de kapitalist sistemin istediği şekilde çılgınca bir tüketim içerisine girerek dehşet verici bir tuzağa düşüyorlar.

Ve böylece insanlar Kapitalist sistemin ve misyonerlik çalışmalarının ekmeğine yağ sürdükleri gibi, kendilerinden önceki milletlerin yoluna adım adım, karış karış tıpatıp uymuş oyuyorlar ve ne yazık ki, bundan zerre kadar bile haberleri yok.

Ben yurt dışında ikamet ediyorum. İlk defa ‘sevgililer günü’ diye adlandırdıkları bir sömürü gününde, Türkiye’de bulunmuş oldum ve gördüklerim karşısında dehşete kapıldım.

Bütün mağazalarda bu güne özel hediyeler hazırlanmış, sokaklar afişlerle süslenmiş, televizyonda bütün programlar bu günü konuşuyorlar, reklamlar hep bu yönde ve işin en acı tarafı ise insanlar buna alıştırılmışlar.

İnanın Avrupa da dahi böyle bir kutlama görmedim. Batılılar dahi kendi bayramlarını bu derece kutlamıyorlar. Bizim asıl değerlerimiz dururken, bizlere ne oldu da kâfirlerin bayramlarını onlardan çıkan Necis (pis ver bozuk) fikirlerini benimser olduk.

17 sene önce ben Türkiye’de iken böyle bir günün varlığından dahi haberim yoktu. Azar azar, yavaş yavaş batının necis fikirleri Müslümanların zihinlerine empoze edilmiş.

70 yaşındaki bir dede dahi bu güne hazırlık yapıyorsa bizi entegre etmeyi başarmışlar demektir..

Önce Televizyon programları ile evimize girdiler. Çünkü o dönemlerde Müslüman kadını dışarıya çıkarmak okul ve iş yerlerinde zihinlerini bozmak kolay değildi.

Dışardaki necis fikirleri evlerimizde kadın programları ile sundular bizlere. Evlilik programları ile ailelerimizi parçaladılar, Gelin-Kaynana programları ile huzurumuzu bozdular, Yemek programları ile bizlere gıybeti, ayıbı yüze vurmayı, beğenmemeyi öğrettiler.

Dizilerde hayal dünyasında yaşamayı öğrettiler. Yalan söylemeyi, zina yapmayı, eşinden memnun olmamayı, harama bakmayı, kâfir ve onların dostlarına alkış tutmayı öğrettiler.

Dönüp bir bakın şu halimize, hangi değerlerimiz kaldı elimizde? Çocuğumuza söz geçiremez, anne babamızı, eşimizi dostumuzu beğenmez olduk.

Hissettiğimiz sevgi dahi yapmacık. Bunları hep nerden öğrendik dersiniz? Dizi ve programlarla alıştırdılar bize, bizdenmiş gibi gösterdiler bu fikirleri.

Şimdilerde ise kadını dışarıya çıkardılar. Okul ve iş imkânları sağladılar. Öyle ki çocuklarından dolayı çıkamayan kadınlar için, çocuklarına bakması karşılığında nenelere maaş bile bağladılar.

Bu sözde masum ve yararlı gibi görünüyor olabilir ama özündeki amaç kadını entegre etmektir.

Böylece bir kadının, TV programlarında gördüğünü canlı bir şekilde etrafında görecek, gördüklerinin aynısını uygulayacak ve eşinden beklentileri artıkça artacaktır.

Bunu sağlayamayan eşi ile ya arası açılacak ya da boşanmaya kadar sürecek tartışmalar olacak.

Entegre işlerinden sorumlu bir bakanın şu sözü, bu olayın ciddiyet boyutunu gözler önüne sermiştir. ‘Bir babayı entegre etmek bir insanı entegre etmektir. Bir kadını entegre etmek ise, bir aileyi entegre etmektir.’

Nesli yetiştiren kadınlardır. Kadınların temiz zihniyetlerinin bozulması demek neslinin de bozulması demektir.

Sevgililer günündeki bir diğer amaç evlilik dışı ilişkilere teşvik etmektir. Bakın bugün evlatlarımızın, özellikle erkek çocukların kızlarla dostluk hayatı kurmaları adeta normalleşti.

Oysa çok değil bundan 10-15 sene önce çocuklarımızın karşı cinse bakmaları veya konuşmaları dahi ayıplanırdı ama şimdi bundan gurur duyar olduk.

Yani evladımızın Allah’ın men ettiği bir ilişki kurması adeta bizim bir gururumuz oldu.

Ne kadar çok değiştik. Haramlara helal gözlerle bakmaya ne çabuk alıştık. Diğer bütün batıl günlerde bizim değerlerimizi harcadılar.

Bu adına Sevgililer günü dedikleri günde bizim hem değerlerimizi hem de sevgimizi harcıyorlar. Sevgimiz bu kadar ucuz değil, olmamalı da.

Bu sorun, ancak Kapitalist sistemin yıkılıp yerine İslami bir Devleti’nin kurulması ile çözülecektir. Tüm insanlığın fıtratına ters olan bu sistem var olduğu sürece insanlar sömürülmeye mahkûm edilecektir.

Yazan Sümeyye Avcı

Kaynak: Facebook Paylaşımı

ÖNEMLİ NOT: Aynı konuda yazılmış şu Linkteki makaleyi de okumanız faydalı olacaktır inşaAllah (Bekir Yetginbal)

http://bekiryetginbal.com/sevgililer-gunu-batinin-kultur-emperyalizmidir/


Tags:

 
 
 

Bir Cevap Yazın