Evlilik Bir Araçtır, Peki Evlilikte Asıl Amaç Ne Olmalı?

Evlilik Bir Araçtır, Peki Evlilikte Asıl Amaç Ne Olmalı?

Bir yerde İslam yoksa nefsani ya da şeytani hareket yani Allah’ın asla razı olmadığı her türlü hareket ve eylemler illaki söz konusu olacaktır.

Aile hayatımızın daha temelleri atılırken de, niyette ve fiiliyatta İslam yoksa ya da tadımlık, göstermelik olarak varsa, o evlilikte “Prematüre bir Evlilik” olmaya mahkûmdur.

Prematüre kelimesi tıp dilinde; “Gerekli olgunluğa ulaşmamış, vaktinden önce doğum” anlamlarında kullanılsa da, ben İslami idrak, şuur ve teslimiyet noktasında, kadınıyla erkeğiyle İslam Şahsiyetine sahip olmadan yapılan evliliklere “Prematüre Evlilik” diyorum.

İşte böylesi evlilikler maalesef daha evliliğin ilk aylarından itibaren ufak ufak “huzursuzluk sivilceleri” oluşturmakta, bunlar da, bir iki yıl sonra çıbana dönüşmekte hatta çok derin yaralar açılmaktadır.

Son tahlilde ise adeta “kangrene dönüşen bu tür evlilikler”, adeta bu hale dönüşen bir bacak ya da kolun kesilip atılması misali boşanmayla sonuçlanmaktadır.

Hatta birkaç hafta önce yayınlanan bir istatistikte, son aylarda açılan 70 civarındaki boşanma davası sürerken, bunlardan 65 adedinin “cinayetle sonuçlandığı ve kadınların öldürüldüğü” ifade edilmiştir.

Hatta bu zavallı adam, bir adım daha atarak eşini katlettikten sonra oracıkta kendi canına da kıymakta değil mi?

Aman ya Rabbi, bu ne acıklı bir haldir.

Katil olup ta hem dünyasını hem de ahiretini kaybettiren bu evliliğe yazıklar olsun.. Soruyorum; “Madem karını öldürecektin, katil olacaktın o halde niye evlendin?”

Aynı şekilde bize Ahireti de kaybettirecek herhangi bir evlilik, mesela Müslüman bir kızın bir Yahudi ile evlenmesi de asla söz konusu olmamalı. Çünkü bu haram kılınan bir evliliktir..

Peki, şu an toplumumuz niçin bu gibi rezil durumlara düştü?

Halk arasında meşhur bir deyimimiz vardır; “Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir..”

İçinde yaşamakta olduğumuz yüzyıl, bildiğiniz gibi İslam’ın anayasa ve kanunlarıyla “Devlet” olarak hayata hâkim olmadığı acıklı ve acılarla dolu bir yüzyıldır.

Bu gün yürürlükteki anayasa ve kanunlar dinin sosyal hayata asla karıştırılmadığı hatta kovulduğu “Laiklik esaslı kanunlar” olduğu için, maalesef Müslüman bir kızın bir Yahudi, Hristiyan yada Ataist biriyle evlenmesi niçin olmasın denilmekte..

Peki, niçin bu rezil hale düştük?

Yeni tanıştığı arkadaşıyla sohbet etmekte olan adam, arkadaşına demiş ki:

“- Bu günlerde çok belim ağrıyor..” Arkadaşı ona cevaben: “- Ondan dır” Demiş.

“- Gözlerim de artık iyi görmüyor.” Arkadaşı cevaben: “- O da Ondan dır” Demiş.

“- Kulaklarım bitmek üzere çok zor duyuyorum.” Cevap yine: O da ondan dır”

“- Uyku denen bir şeyim kalmadı.” “- O da ondan dır” cevabını alınca dayanamamış sormuş;

“- Arkadaş, belim dedim, ondan dedin. Gözüm dedim ondan dedin. Kulaklarım dedim o da ondan dedin. Uyku dedim hepsi ondan dedin. Allah için söyle, Ondan, ondan dediği O şey nedir?”

Arkadaşı cevaben; “- 80 yaşındasın değil mi? Hepsi de İhtiyarlıktan dır..” Demiş.

Yukarıda demiştim ki; İçinde yaşamakta olduğumuz yüzyıl, İslam’ın anayasa ve kanunlarıyla “Devlet” olarak hayata hâkim olmadığı bir yüzyıldır.

Yani şu an yeryüzünde İslam’ın sosyal, siyasi, iktisadi vs. hayata bütün olarak hâkim olduğu bir toprak parçası yani İslami bir Devlet yoktur.

Zaten Osmanlı İslam Devleti’ nin yıkılması bu ümmete ve ümmetin her bir ferdine, ailelere o kadar çok şey kaybettirdi ki saymakla bitmez.

Yukarıdaki darbı meselde olduğu gibi yaşanan binlerce problem “ondandır, ondandır, hep ondan” yani arz üzerinde İslam Devleti’nin olmayışındandır.

Bu gün; boşanmayı ve kendilerine evlenecek yeni bir eş aramayı düşünenler, aşağıdaki şu ayetleri dikkate almış olsalardı, bunalımlı günler geçiren hatta dağılmaya neredeyse yüz tutan hali hazırdaki evlilikleri bu noktaya gelmezdi.

Bakın Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’ de ne demiş:

“Ben dinimi(sosyal yaşantı sisteminizi) tamamladım ve din olarak (sosyal yaşantı sistemi olarak) sadece İslam’dan razıyım..” (Maide suresi 3. ayet).

“Siz benim kitabım (sosyal hayatınızı buna göre düzenlemenizi emrettiğim)Kur’an a sırt çevirirseniz, bende size sırtımı çevirir ve her birinizin arkasına bir şeytan musallat ederim.” (Zuhruf suresi 36 ayet)

Resulullah (sas) bize şu uyarıda bulundu:

"Kadınlarla dört hasletleri için evlenilir: Malı için, Asaleti için, Güzelliği için ve Dini için. Sen dindar olanı tercih et, mesut olursun." (İbni Mace, Nikâh 6)

Demek ki kadın olalım ya da erkek olalım, eş tercihimizde; dindar olan, sosyal yaşantı sistemi olarak da sadece İslam’ a evet diyen bir eş, bizim için en ideal eş olmalıdır.

Maalesef bu gün kahır ekseriyetiyle gençlerimiz evliliğe ilk adım atma merhalesinde, “Allah rızasını bu evlilik yoluyla elde etmek amacıyla evlenme” yerine, birçok farklı niyet ve amaçlarla yola çıkmaktalar.

İnanıyoruz ki dünya hayatı ahiret hayatının tarlasıdır. Dünyada iken ektiklerimizi biçeceğiz ahirette.. Dolayısıyla dünya hayatı bir araçtır, amaç değildir..

Ahireti amaç edinen müminler, bu nedenle evliliğe bir amaç değil, bir araç olarak bakmalıdırlar..”

Ben, yeni evlenecek çiftlerin düğününe gittiğimde her ikisine hitaben şu duayı söylüyorum: “İnşallah bu izdivacınız, her ikinizin de ahiretini kazanmasına bir vesile bir araç olsun..”

Ayrıca “eş seçim kriterleri” noktasında da “Allah’ın razı olduğu ve çok hoşuna giden kriterler” yerine maalesef bu gün yukarıda saydığımız nefsani ve şeytani kriterler evlenecek adaylar için adeta “olmazsa olmaz” kriter ve ölçüler olmuştur.

Evet sevgili gençler; kadınıyla erkeğiyle kendisine bir eş arayan kişi, sosyal ve tüm ailevi yaşantısında İslam’ın hükümlerinden başkasına asla razı olmayan, Kur’an a ve Sünnete sırtını değil yüzünü çevirmiş bir eş adayı aramak ve ona “Evet” demek zorundadır.

Şayet bunu yapmaz ise adeta bir “harakiri” yapmış olur ve şu üç beş günlük dünyasını, kendi elleriyle kendisine zehir etmiş olur.

Bir de burada evlenmiş, yuva kurmuş ama bazı problemlerle karşılaşmakta olan kardeşlerime de bir hatırlatmada bulunmak istiyorum:

Temelleri ufak ufak oynamaya başlamış ya da kısmi zemin kaymasına uğramış bir yuvayı tekrar kurtarmak elbette ki mümkündür.

Her şeyden önce, “kalplerin tasarrufu elinde bulunan şanı yüce Allah’a” yönelerek ve ondan dualarımızla yardım isteyerek yola çıkmalıyız.

Unutmayalım ki, âlemlerin Rabbi olan şanı yüce Allah bir şeye “OL” derse o şey hemen oluverir.

Mutlaka ama mutlaka İslam; her iki eşin de “Olmazsa Olmazı” olmalı..

Hakem, hâkim ve hükümran hep Allah’ın evlilik hayatıyla ilgili olarak ortaya koyduğu değerler, ölçüler yani şer’i hükümler olmalı.

Unutmayalım ki, kusursuz insan olmaz. Hepimizin bilerek ya da bilmeden işlediğimiz nice eksikleri, hataları ve ayıpları var değil mi?

Bakın ölçümüz ve örneğimiz Resulullah (sav) efendimiz bize ne diyor:
“Kim arkadaşının (hayat arkadaşı dahil) bir ayıbını örterse, Allah da kıyamet günü onun ayıbını örter..” (İbn-i Mace, Hudud, 5)  

Ey evli kardeşlerim, lütfen aile içi tüm sıkıntılara, elinize bir büyüteç yani mercek alarak bakmayın.. Bu büyüteç, aslında küçük olanı büyüterek size aksettirecek ve yanıltacaktır.  

Son olarak da 35 yıllık evli bir abiniz sizden bir ricada bulunuyor.

Lütfen sırf Rabbimizin rızasını elde etmek için, her türlü problem karşısında, “Problemin bir parçası değil, Çözümün bir parçası olmak” asıl gayeniz olsun ki böylelikle hem dünyayı hem de ahireti kazanmış olalım inşallah..

Hayatta var oluş gayesi “sırf Allah rızasını elde etmek için vesileler arama” eksenine oturtan Müslüman bir aile; zerre kadarda olsa bir hayır işlemenin yollarını arar, bu zerreden sevap umar.

Çözümün bir parçası olma gayreti ve zerreden sevap kazanma arayışı, her ailenin mihenk taşı olmalıdır. Allah’ın selamı; bu mihenk taşını kendisine şiar edinenlerin üzerine olsun.

Saygılarımla

Kardeşiniz Bekir Yetginbal


Tags:

 
 
 

2 Responses to “Evlilik Bir Araçtır, Peki Evlilikte Asıl Amaç Ne Olmalı?”

  1. Gravatar of Şeyma Şeyma
    12. Mayıs 2016 at 23:35

    Hocam Allah sizden,sevdiklerinizden,sizi sevenlerden ve tüm ümmeti Muhammed'den razı olsun inşallah. 

  2. Gravatar of Davut Davut
    31. Aralık 2018 at 09:06

    Hocam Allah razı olsun…

Bir Cevap Yazın