Erkeklerin En Çok Kaybettikleri Sınav

Yazan: Ekrem KELEŞ

“Benden sonra erkeklerin en çok kayba uğrayacakları sınav, kadınlar konusundaki sınavdır.”

Alışılmışın dışında bir meâlle sunduğumuz yukarıdaki hadis, genellikle Türkçe’ye “Erkeklere kendimden sonra kadınlardan daha zararlı bir fitne bırakmadım." (Buhari, Nikah 17; Müslim, Zikr 97, (2740)ifadeleriyle aktarılmaktadır.

Ancak bu hadisin çevirisinde göz önünde bulundurulması gereken önemli bir nokta bulunmaktadır.

O da, fitne kelimesinin Türkçe’de kullanıldığı anlamın, hadiste kullanılan anlamdan çok farklı olmasıdır.

Bu sebeple Arapça’daki anlamı özellikle de hadisin söylendiği dönemdeki anlamı dikkate alınmadan ‘fitne’ kelimesi Türkçe’ye, olduğu gibi fitne olarak çevrildiği zaman kanaatimizce önemli bir anlam kayması ile karşı karşıya kalınacaktır.

Çünkü hadiste geçen fitne kelimesiyle kastedilen anlam, Türkçe’de ilk etapta anlaşılacağı anlamdan çok farklıdır.

Bu bakımdan hadisi, fitne kelimesinin sonradan kazandığı olumsuz anlam ile, hele hele dilimizdeki manasıyla anlamaya çalışmak kuvvetle muhtemel yanlış olacaktır.
Bu sebeple bu kelimenin, hadisin söylendiği dönemde bugünkü gibi mutlak olumsuz anlamda kullanılmadığını, diğer bir takım anlamlarının yanında özellikle ‘sınav’ anlamında kullanıldığını gözden uzak tutmamak gerekmektedir.

Demek ki fitne kelimesinin tarih içerisindeki anlam kaymasını göz önüne almadan bu hadisi anlamaya çalışmak hatalı olacaktır.
Ayrıntılara girmeden ifade edersek, fitne kelimesi, Türkçe’de ‘Azdırma, baştan çıkarma, karışıklık, fesat, arabozan, karıştırıcı… (Şemsettin Sami, Kamusi Türkî) gibi anlamlara gelmektedir.

Ancak Arapça’da kelimenin esas anlamı ‘sınamak’ (Asım Efendi, Kamûs Tecümesi) , deneme, imtihan (hayır veya şerle) sınama (Lisânü’l’Arab) dır. Açıkça görüleceği üzere ‘Fitne’ kelimesinin Türkçe’de kullanıldığı anlam, Arapça’daki esas anlamından farklıdır. Kelime, Arapça’da ‘sınav’ anlamına gelmektedir. Mealini sunacağımız şu ayetlerde de fitne kelimesi sınav anlamında kullanılmıştır.

“Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer fitnedir; Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.” (Teğâbun,15 )

“Bilin ki mallarınız ve çoluk çocuğunuz birer fitnedir. Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.”( Enfal, 28)

Ayetlerde çocukların ve malın birer fitne olduğu ifade edilmektedir. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için burada bilerek ayetlerdeki fitne kelimesini ‘sınav’ şeklinde tercüme etmeyip orijinal lafzıyla ‘fitne olarak kullandık.

Bu ayetlerdeki fitne kelimesi, Türkçe’ye ‘sınav’ olarak değil de fitne olarak aktarıldığı zaman görüleceği gibi bir yanlış anlama riski ortaya çıkmaktadır. Bu şekildeki bir meâl, insanların zihninde çocukların ve malın olumsuzlandığı şeklinde yanlış bir çağrışıma yol açabilecektir.

Halbuki bu ayetlerde çocuklar ve mallar konusunda olumsuz bir tablo çizilmemektedir. Tıpkı bu ayetlerde olduğu gibi yukarıda sunduğumuz hadiste de fitne kelimesi, olumsuz bir anlamda değil, sınav anlamında kullanılmıştır.

Bu durumda ilgili hadisin, "Benden sonra erkeklerin en çok kayba uğrayacakları sınav kadın konusundaki sınavdır." gibi bir mealle Türkçe’ye aktarılması kanaatimizce daha uygun olacaktır.

Bu hadisi, Arapça’daki cümle yapısının zahirî şeklinden hareketle kadını fail konumuna yani zarar verici bir unsur konumuna, erkeği de bu zarar vericinin zararına maruz kalıcı bir mağdur konumuna yerleştirerek anlamaya çalıştığımız zaman yanılgıya düşeriz.

Halbuki işin mahiyeti göz önüne alınınca burada esas öznenin, sınav karşısında bulunan erkek olduğu anlaşılacaktır. Erkeğin göreceği zarar da tabi tutulduğu sınavdaki başarısızlığı sebebiyle uğrayacağı zarar/ziyandır.

Yani hadiste çizilen tablo, kadınları zarar verici erkekleri de adeta kurban konumunda zarar görücü bir pozisyona yerleştiren bir tablo değildir.

Hadis böyle anlaşılmaya çalışıldığı zaman yanlış bir mecraya çekilmiş olmaktadır. Oysa bir bütün olarak bu hadisin lafzı ve fitne kelimesinin orijinal sınav anlamı göz önüne alındığında kastedilenin, erkeklerin en çok kaybettikleri sınavın kadın konusundaki sınavları olduğu kendiliğinden anlaşılacaktır.

Kanaatimizce hadisin bu doğrultuda anlaşılması daha doğru bir okuma olacaktır. Dolayısıyla bu hadis rivayetinde çoğu kez öyle sunulduğu ve anlaşıldığı gibi kadınları olumsuzlayan bir yaklaşım yoktur.

Hadiste bir gerçek dile getirilmiştir.

Bu gerçek, erkeklerin en çok kaybettikleri sınavın kadın karşısındaki sınavları olduğu hususudur.
İşte bu durum hatırlatılarak erkekler, kadın karşısındaki sınavda dikkatli davranmaları hususunda uyarılmaktadırlar.

Yukarıda meallerini sunduğumuz ayetleri doğru anlayabilmek için ayetlerde geçen fitne kelimesini Türkçe’ye sınav olarak çevirmek durumunda olduğumuzu belirttik.

Çünkü çocuk büyük bir nimettir. Mal da öyle. İnsanlar, kendilerine verilmiş bulunan bu nimetler karşısında sınava tabi tutulmaktadırlar. Çocukların ve malın fitne olarak nitelendirildiği yukarıdaki ayetlerde anlatılmak istenen husus budur.

Aynı şekilde erkekler de kadın karşısında sınavdadırlar.

Hadiste anlatılmak istenen de erkeklerin tabi oldukları bu sınavdır. Sınavın ağırlığı, nimetin büyüklüğü oranındadır. Bir nimet ne kadar büyükse, onun sorumluluğu da elbette o derece büyük olacaktır. Büyük nimetler birtakım riskleri de beraberinde getirmektedir.

Mesela kişi evladını tamamen dünya hayatı için yalnızca bir güç ve iktidar unsuru olarak algılayarak yaratıcı ile ilişkilerini tehlikeye düşürecek bir yol izlediği takdirde imtihanı kaybedebilir.(Bakınız: Hadid suresi 57/20; Enfal suresi 8/2728; Sebe, 34-35; Nesâi, Işretü’n-Nisâ, s.251)

Bazı ayetlerde olduğu gibi çeşitli hadis rivayetlerinde de fitne kelimesi sınav anlamında kullanılmıştır. Onun için kültürümüzde kadın ve para erkeklerin insanlığını ölçen iki önemli ölçüt olarak kabul edilmektedir.

Kadının cinsel çekiciliği veya para karşısında, güzel ahlâkî vasıflarından, kişiliklerinden ve prensiplerinden taviz vermeyen kişiler, İslâm’ın arzu ettiği insânî niteliklere sahip değerli şahsiyetler olarak kabul edilmektedirler.

İşte bu kapsamda yukarıdaki hadiste de erkeklerin en çok kaybedecekleri sınav olarak kadın karşısındaki sınavları gösterilmektedir.

Kadınlar tabiri, eşi olsun olmasın bütün kadınları kapsar. Aynı konuyu anlatan diğer bazı rivayetlerde yer alan ‘fe yenzuru keyfe ta’melûn: Nasıl davranacağınıza bakar’ veya ‘liyenzura keyfe ta’melûn: Nasıl davranacağınıza bakmak için…’ (Müslim, Zikr, 100, Hadis No: 2743) ifadeleri, aslında hadisin nasıl anlaşılması gerektiği konusunda önemli bir ip ucu vermektedir.

Görüleceği üzere işin özünde sınav vardır. Yani erkeğin kadın karşısındaki sınavı. Bu sınav yabancı kadınlar karşısında olabileceği gibi kendi kızımız, annemiz, kız kardeşimiz ve kadın yakınlarımız karşısında da olabilir.

Onların haklarını gözetmemek suretiyle sınavı kaybedip zarara uğrayabileceğimiz gibi bunun tersi bir tutum sergileyip sınavı kazanarak mükâfat da elde edebiliriz.

Erkeklerin, en fazla kaybedecekleri sınavın kadın konusundaki sınavları olacağını ifade eden bu hadis, aslında mucizevî bir mesaj içermektedir.

Erkeklerin en çok kaybettikleri sınav olmasaydı, kadın sorunu insanlık tarihinin temel sorunlarından biri olur muydu?

Malların ve evlatların fitne olduğunu bildiren Kur’an ayetinde fitne kelimesini sınav olarak tercüme ederken bu hadiste kadın hakkında geçen fitne kelimesini niçin sınav olarak tercüme etmiyoruz.

Gerçekten de erkeklerin en çok kaybettikleri sınav, kadın karşısındaki sınavları olmuştur.

Güç elinde bulunan erkek, kadının hakkını verip vermeme konusunda sınavdadır.

Kadının cinsel cazibesi ile karşı karşıya kaldığı anda erkek, harama el uzatıp uzatmama konusunda sınavdadır.

Kadının cinsel cazibesi karşısında kendini bu çekiciliğe endeksleyerek ahiret yurdunu unutan erkek sınavdadır.

Kadını istismar edip etmeme konusunda sınavdadır erkek. İslâm dini erkekle eşit derecede ilim öğrenme hakkı tanımışken kadını ilimden mahrum bırakmak suretiyle sınavı kaybetmedi mi erkekler?

Ona mirastaki hakkını vermemek suretiyle sınavı kaybetmediler mi?
Onun gelişimi ve hayata katılımı için gerekli tedbirleri almamak suretiyle sınavı kaybetmediler mi?

Hz. Peygamber erkek çocuk ile kız çocuk arasında hiçbir ayırım yapmamışken cahiliye dönemi anlayışının izlerini taşıyacak şekilde erkek çocukları ön plana çıkararak sınavı kaybetmediler mi?

Miras taksiminde kız kardeşlerinin hakkını vermeyenler veya genelde kadınların hakkını vermeyenler bu sınavdan zararlı çıkmıyorlar mı?

Kur’an-ı Kerim “(mehir olarak) yüklerle mal vermiş olsanız dahi ondan hiçbir şeyi geri almayın” (Nisa, 20) derken, boşandıkları hanımlara mehirlerini vermemek için bin bir dereden su getiren erkekler sınavı kaybetmiyorlar mı?

Eşine karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen erkek, eşini ihmal eden erkek, kadın karşısındaki sınavda yani otantik tabiriyle bu fitne de sınavı kaybederek zarar görmüş olmuyor mu?

Geçici dünya menfaatleri uğruna veya başlık parası alacağız diye kızlarını, kız kardeşlerini istemedikleri insanlarla evlendirenler sınavı kaybetmiş değiller midir?

Görüldüğü gibi gerçekten de erkeklerin en çok kaybettikleri sınav, kadın karşısındaki sınavdır.
Kanaatimizce bu hadis, mucizevi bir şekilde bu gerçeği haber vermektedir. Elbette rivayet külliyatı içinde yığınla uydurma ve zayıf rivayet bulunmaktadır.

Ancak birilerini ikna gibi kaygılarla senedinde önemli bir problem bulunmayan ve metin olarak Kur’an-ı Kerim’ e ters düşmeyen bazı hadisleri inkâr edip atmak yerine onları doğru okuma ve anlama imkânları üzerinde düşünmemiz gerekmez mi?


Tags:

 
 
 

One Response to “Erkeklerin En Çok Kaybettikleri Sınav”

  1. Gravatar of Lütfü Şahin Lütfü Şahin
    23. Ağustos 2012 at 15:51

    Abi güzel bir yazı Allah yardımcımız olsun…

Bir Cevap Yazın